“ Bir âh ile çöktü gönlüme bâr_ı nedâmet,
Sustum, konuşur şimdi içimdeki felâket ,
Zannımca vefâ bendeydi, meğer hep vehim imiş ,
Bir ben kalmışım aynada , bir de bu hüsran-ı hakikat .
Kıymet bilmez elde harcadım İnci misâli .
Sonradan aradım taşrada kaybolan o emaneti.
Ne dilde heves kaldı ne gözde eski seherler.
Her hâtıra bir yara, her tebessüm bir işaret.
Ey geçen zaman , al götür benden bu gururu .
Bir pişmanlık kâfirdir kul olmaya nihâyet
“ Ortadoğu ıstırabını yankılaması gereken yürekler taş kesilmiş ise , dilin takati tükenmiş demektir. Orada sadece sessizlik konuşur ve çığlıklar söyler.”
İnsanın temiz fıtratında vicdan yazılıdır, bir bebek başka bir bebeğin ağlamasına cevap verir. Biz büyürüz , dünya kirlenir -kirletiriz- , vicdanın ruha bıraktığı izler silinir.