İki şehrin, zalim aristokratların, öfkeli kalabalıkların, masum halkların, kanlı bir devrimin ve en önemlisi sevginin hikayesi. Dickens eleştirel ve akıcı diliyle dönemin özelliklerini çok iyi yansıtmış. Keyif düşkünü ve umursamaz aristokratların devrilip gözünü intikam hırsı bürümüş, insanların giyotine gönderilmesinden zevk alan jakobenlerin geçmesini 500 sayfa hiç sıkmadan aktarmayı başarmış. Kitabın bence en dikkat çeken yönü ise güçlü kurgusu. Bambaşka hayatlar yaşayan karakterlerin tek bir olay etrafında birleşmeleri ve aralarındaki olaylar, hesaplaşmalar, nefretler ve sevgiler. Hepsi çok yerinde ve ustaca toparlanmış bir hikayeyi oluşturuyor. Kesinlikle okunması gerekenlerden..