Ecem Aktaş

Ecem Aktaş
@aktasecem
Eğme kirpiklerini
Eğme kirpiklerini gönlüm dolaşıyor Dilime garipsi bir tutukluk yapışıyor Gözlerim susuyor yüzünde göz göz Başımda bir koca kent uğultusu Eğme kirpiklerini ayrılık yaklaşıyor Durup dururken eriyor yakınlığın Araya bilmediğim yollar düşüyor Ipıslak dönüyorum bir uzun dalgınlıktan Soluk soluğayım soğuk odalarda Eğme kirpiklerini yüreğim üşüyor Gözlerimde salkımsaçak turna bulutları İçimden incecik türküler geçiyor Uzak yalnızlığımda beni bulacaklar Beni ışıtacaklar kesme aydınlığını Eğme kirpiklerini gözlerin geçiyor Bir ikindi serinliği kaldı elimizde O bitmez bildiğimiz günler bitiyor Şu sıralı kirpik izi yüzünde tel tel Şu incecik gölgeler akşamın ucudur Eğ ki kirpiklerini ayrılık başlıyor
Sayfa 89
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DİNGİN BİR ÖFKEYLE
Utanç nice uzak bir duygudur ki Görülmez bir kez olsun yüzünüzde Onur eğreti bir giysidir Durur dökülürcesine üstünüzde Küçümsemek içinize oturmuş Bir yılan zehri her sözünüzde Gülmek yüzde kırışıklık korkusu Hain bir parıltıdır gözünüzde Yalan ki döne döne düştüğünüz Bir bataklıktır büyür özünüzde Güneş bile mevsimlik bir modadır O yaz yanığı uzak teninizde Dünya yaşlı bir çocuktur horladığınız Güler bir gün tüm acısıyla elimizde
Sayfa 67
Bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz Biçim veremediğimiz şeylerin Biçimini alıyoruz.
Tanıdım Seni
Seni yalnızlığından tanıdım Kirpikleri kırık çocuk Çiğneyip durduğun dudaklarından. Gözlerin küllenmiş yangın yeriydi Bir eylül göğünün bulut kümeleri Donuk bakışlarında Hüznün nasıl da benziyordu Benim ilk gençliğime. Ellerinden tanıdım seni Yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden. Bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu Anılardan anılara ince çizikler Yüzün bir türkü sonrasının Kederli dalgınlığında; Güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum Ağıt gibi bir alay dudak uçlarında Gücenik duruşundan tanıdım seni. Seni kendimden tanıdım çocuk Yüreğin sürekli çiğnenen bir yol Gövdesi acılardan acılara köprü Biraz öfke, biraz umut, çokça onur Olan kendimden. Eğildim öptüm yıkık alnından Uzaktın, kıyamadım sessizliğine Biraz daha dedim içimden, biraz daha; Gün olur, onuru güzel çocuk Acı da yakışır insanın yüreğine.
Sayfa 11