• Haşmet için artık akşam vaktidir. “Gündüz Çorbacı Akşam Meyhaneci Rıfkı”nın yerinde arkadaşlarıyla buluşmaya gider. Arkadaşları her zamanki gibi onu bekliyordur [Aktör Şefik, Balıkçı İbrahim, Bakkal Halil]
    Aktör Şefik’in biraz morali bozuktur. Haşmet nedenini sorar. Rakı masasındaki bu dört adamın arasında geçecek olan diyaloglar aslında hiçbirinin umrumda olmayan Ayşe’nin akıbetini ortaya koyar:
    Aktör Şefik:
    -Parası mühim değil, rol oynayacaksın dediler. Bir de baktık yine figüranlık. 40 lira… 10 lirasını da figürancıya verdik. Raşit Rıza’yla o kadar çalıştıktan sonra gücüme gidiyor vesselam. Kimsenin kabiliyete, tecrübeye, bilgiye, emeğe metelik verdiği yok. Herkes çabuk şöhretin, kolay paranın yoluna bakıyor.

    Bakkal Halil:
    -Eski aktörlere emekli maaşı bağlıyacaklarmış ha ha ha, bozulma da içelim.

    [Efkârlı nefesler çekerekten sigarasından] Haşmet İbriktaroğlu:
    –Senin dediğin milli hastalığımız “her şeyin kolayına kaçmak”. Bugün öyle bir çocuk geldi bana. Resim çektirmek için, artistik… Hıh, gepegenç bi kız… Saf, temiz, hevesli. Kalkmış taa İzmir’den gelmiş.

    [Kafası güzel olan ]Balıkçı İbrahim:
    -Güzel miydi?

    Bakkal Halil[Sinirli bir sesle]:
    -Utan be, iki çocuk babasısın, sana ne kızın güzelliğinden?

    [Ağzından hiç düşürmediği sigarasıyla] Haşmet İbriktaroğlu:
    -Yahu Şefik, şu bizim kız bugün bir filmciden bahsetti.

    [Elinde rakı bardağı, yudumlamadan önce] Aktör Şefik:
    -Hangi kız?

    Haşmet İbriktâroğlu:
    -Bugün resim çektirmeye gelen canım, artist nâmzedi… Neydi, Ooo, Oğuz Baranlı… Oğuz Baranlı ?

    Aktör Şefik:
    -Tanımaz mıyım iti, güyâ figüran bürosu vardır ama aslında kadın ticareti yapar. Fuhuşa iter çaresiz kızları

    Haşmet İbriktaroğlu:
    -Oğuz Baranlı mı?

    Aktör Şefik:
    -Oğuz Baranlı yaa… Şimdi iş anlaşıldı. Senin kız daha kolay parlayacak. Sinema perdesinde değil ama bir randevu evinde karşılaşırsınız yakında.
  • Trahern elindeki zarfı film yıldızına uzatıp, "Dörtyüzellibin dolarlık bir çek. Pembe kopyayı imzalaman gerekiyor," dedi.
    Kafası karışık aktör, "Dougal hâlâ anlayabilmiş değilim," dedi.
    "Anlayacak ne var?" diye çıkıştı Trahern. "Terradyne'ın bir arabayı hazırlayıp göndermesi için aylarca bekleyecek değilim. Sen de o iki film için aylar boyunca burada olmayacaksın. Hem zaten Oskar'ı alma şansın, Cehennem'deki bir kar topunun hayatta kalma şansı kadar. Yeni bir Gurkha sipariş edip eve geleceğin zamana hazırlanmasını sağlayabilirsin."
    "Ama hiçbir şey vermeden de ödünç alabilirsin."
    "Olmaz," dedi Trahern ve ...
    Dean R. Koontz
    Sayfa 308 - PORTAKAL KİTAP 1. Baskı Şubat 2018 / New York Times Bestseller Yazarından Bir Gerilim Romanı)