Ve unutulmasın ki, ölüler ve hayatta olanlar arasındaki fark da sadece nicelikseldir ve bunun da fazla bir önemi yoktur. Her insanın ömrü boyunca payına, ölürken çığlığında ismini haykirabilecegi sadece bir kişi düşer.
Cesur bir aşkla seveceksin. Öyle bir seveceksin ki ne bir hırsız, ne herhangi bir cinayet ya da yasa; evet ne Tanrısal ne de dünyevi hiçbir yasa bu aşka engel olmasın. Biz birbirimizi gözü pek bir aşkla sevmedik... Sorun buydu. Ve bu senin suçundu çünkü erkeğin aşkta gözü pek olması gülünç bir şey. Aşk sizin siz kadınların işidir... Siz kadınların büyüklüğü yalnızca aşktadır.
Sevdiğiniz birini yeniden görmek, polisiye romanlarda anlatıldığı gibi, karşı konulamaz zorunlulugun etkisiyle yeniden suç mahalline dönmek gibi bir şey değil mi?