Sabah kahveni en sevdiğin şarkıyla iç. Yalnızken bile, sofrayı özenle kur. Bir bardak suyu, en beğendiğin bardakta yudumla. Sevdiğin çiçeği kendin için al. Kıyamadığın mumunu yak, ruhuna şifa olsun. Hiç kimse olmasa dahi, senin hayatında 'sen' varsın. Önce sen, sonrası sonra...
Yaşımı mı sordun bana.?
Yaşımı mı sordun bana.? Çocukluğumu çıkar hesaptan Birkaç uyduruk oyuncak Çerden,çöpten,çamurdan. Tutamadığım gençliğim var Boyum ha uzadı, ha uzayacak Yetişeceğim akranlarıma Öyle uzak,öyle uzak. Bir delikanlının gizli bakışı Boynumda al al utangaçlıklar Yetiştim mi kaçan trene Bıraksalar atladım atlayacak Çeyrek asır üstüne eklenen Beşler,onlar,onbeş yıllar. Pişmanlık desen herkes kadar Hesap etsem keşkelerimin sağlamasıni İyi ki dediklerim eksik çıkar Yaşımı mı sordun bana? Saklamaz ki bakışlarım Çizgilerim suç ortağım Saçımdaki aklar ilmek gibi dolanır boynuma Sevdiğim kadar yaşlı Sevildiğim kadar genç, Uçan bir balonun arkasından üzülecek kadar çocuğum . Yaşımı mı sordun bana? Demiş biri.
Reklam
Eğer bir gün hayatım sana gerekecek olursa gel ve al onu.
Alıntı
"Daha ne söyleyeceğim ki? Dalda bir gül vardı, onu da kopardım, söz bitti...""Simurg örtüyü kaldırıp güneşe benzer yüzünü gösterdiğinde, yüzbinlerce gölge yere serilmişti.. Simurg aleme gölgesini saldığından bunca kuş suretleri meydana geldi.. Simurg apaçık meydandaydı ki aleme gölgesi vurdu..""Sende sevgilinin yüzünü seviyorsan bil ki onun yüzünün aynası gönlündür. Gönlünü eline al da onun yüzünü gör! Canını ayna yap da onun güzelliğini seyret! ""Aramızda nice gizli yollar, canımızda nice sırlar vardır. Zahiren ondan haber sorarım ama hakikatte canım onunla beraberdir.""Gönül canın düşmanıdır. Canını terk edip o yola attın mı o yol biter. Can ayak bağıdır aşığa, canını verdin mi perdeyi kaldırır, sevgilinin yüzünü görürsün.""A akıllı, sen bana bir parça su ver. Çünkü ben kendi suyumdan bıktım! ""Sen en iyisi oraya bir hayli can yangınıyla gönül derdi götür. Çünkü orada hiç kimse sana böyle bir şey gösteremez. Dertle bir ah çektin mi bu ah, yanık ciğerinin kokusunu ta Allah katına götürür. Onun makamı senin canının ta içidir; canının dış yüzü ise, Allah'ın emirlerini kabul etmeyen nefsindir. Onun makamında bir canının ta içinden ah çekti mi insan her şeyden kurtulur.""Sana da canla başla oynamak kolay gelirdi ey nefsim. Şimdi gel de oyunu gör, sanatı seyret! ""Ne yapayım, ne diyeyim; yandım, eridim ben. Canım iki aleme de gözünü yumdu. Şimdi İblis' e kıskançlık ateşiyle yanıp yakılıyor. Allah'ın ona lanetle bile olsa hitap etmesi yeterli; değil mi ki lanet bile ondan geliyor. Ama Rabbim bana karşı hiç bir şey buyurmuyor. Buna üzülüyorum, bunun için İblis' i kıskanıyorum.""..Artık kim bu konuda bir şey söylerse say ki bir kör gördüğünü anlatıyor; sağır da oturmuş onu dinliyor! ""Dil kılıcının aslı sükuttur. Madem ben de sözü tamamladım, susayım bari. Çünkü iş gerek, söz
Beni sevme artık, sesimi duyma içindeki yankıda. Uzaklaş yavaşça, bir hayalin ardında kaybol. Adımların benden uzaklaşsın, bir rüzgâr gibi geçip gitsin. Bu kalp sana ait değil , kendi yolunda soluk al. Bu kalp sana ait değil, yollarımız kesişmeden önce başka bir hayale yürüdü. Bırak, sevgi de ben de, kendi sessizliğimizde kalalım. Beni sevme, artık adım ruhunda bir yük olmasın. Bu kalp, seni değil, kendi huzurunu arıyor. Adımların benden öyle uzaklaşsın ki, bir daha geri dönmesin. Ve öyle bir git ki, ardına dönme hiç. Benim için tuttuğun duaları, başka bir yüreğe sakla. Saçlarına bahar olacak başka birini bul, Gözlerinde yeniden umut açtıracak başka birini… Bende aradığın huzuru, başka bir kalpte bul. Ben artık senin imtihanın değilim, Sen de benim kaderim değilsin. Yolun açık olsun; Ama o yol, bana çıkmasın. Beni unut demiyorum, Sadece beni geçmişine emanet et. Ve öyle sev ki bir başkasını, Bir daha benim adımı anmaya ihtiyaç duymayasın.
NUTK-İ ŞERÎF Aldın mı gönül hüsn ile yektâ haberin sen Duydun mu hem ol Yûsuf-ı zîbâ haberin sen Ya'kûb-veş ol dîdelerin görmez olunca Ağladı mı tâ sorsan o bînâ haberin sen Yûsuf yoluna ağlayan ancak deme Ya'kûb İşitdin anı n'oldu Zelîhâ haberin sen Kays'ı nice yıl ağlatup inletmedi mi 'aşk Alsan n'ola bir doğruca Leylâ haberin sen Dağlar dahi dayanmaz anın yüzüne karşı 'Âlimlere sor Tûr ile Mûsâ haberin sen Her kanda anın zerre-i hüsnün göresin sor Ola duyasın hasret ile tâ haberin sen Sular gibi yüzün yere sür kalma yolundan Alçakda alırsın yürü deryâ haberin sen 'Âlemde nice yüz bin olur 'aşka giriftâr Gel sorma o mecnûnlara dânâ haberin sen Bülbüllere sorma yürü var hâlet-i 'aşkı Pervâneden al gizlice tenhâ haberin sen Tevhîdi sanır "lâ" ile isbât-ı vücûdu
Reklam
Reklam