Yalnızlığın ve Çaresizliğin Coğrafyası
Puan vermedi·464 syf.··
Beğendi
·
2026 106. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 21:18
Victor Hugo’nun o devasa, uğultulu ve insanı kendi yalnızlığıyla yüzleştiren eseri Deniz İşçileri sıradan bir roman değil; denizin vahşetiyle insanın içindeki o sessiz, derin uçurumun çarpışmasıdır. Kitabı her kapatışımda, içimde Guernsey Adası’nın o hırçın dalgaları patlıyor ve ruhumu bir sızı kaplıyor. ​ ​Hugo, bu kitabı sürgündeyken, kendi içsel yalnızlığının zirvesindeyken yazdı. Belki de bu yüzden romandaki deniz, sadece su kütlesinden oluşan bir dekor değil; bizzat trajedinin, kaderin ve amansız bir yalnızlığın somut halidir. ​Kitabın merkezindeki Gilliat, toplumun dışına itilmiş, tecrit edilmiş, anlaşılmamış bir ruhtur. O, sevdiği kadın uğruna köpüren, canavarlaşan denize karşı tek başına savaş açarken, aslında insanlığın o soğuk kayıtsızlığına karşı direnmektedir. Onun bu çaresiz ama gururlu duruşunu Hugo şu muazzam cümleyle özetler: ​Karanlık, insanın içinde de dışındaki kadar mevcuttur. ​Bu alıntı, kitabın ruhuma bıraktığı en derin yaralardan biridir. Gilliat, kayalıklarda doğayla pençeleşirken aslında kendi içindeki karanlıkla, sevilmemişliğin getirdiği o büyük boşlukla savaşır. Fiziksel acı bir şekilde geçer; açlık, soğuk, teni tırmalayan tuz... Hepsi katlanılabilirdir. Ama insanın içindeki o koyu geceyle tek başına kalması? İşte asıl yıkım oradadır. ​ ​Gilliat’nın aşkı, modern dünyanın o bencil, al-ver dengesine dayalı ilişkilerine benzemez. O, hiçbir karşılık beklemeden, sadece uzaktan bir gülüşüne vurulduğu kadın için canını ortaya koyar. Parçalanan bir geminin motorunu tek başına kurtarmaya çalışırken, aslında sevdiği kadının mutluluğunu inşa etmektedir. ​Ancak hayatın ve kaderin en acımasız cilvesi, kitabın son sayfalarında saklıdır. Gilliat, her şeyi başarmış, o devasa doğayı dize getirmiş bir kahraman olarak geri döndüğünde, aşkın onun
1000Kitap
Deniz İşçileriVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,507 okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:35
İçerisindeki bazı hikayeler su gibi akıp giderken bazılarını ise bitirdiğimde anlamsız sonlar olduğunu düşündüm. Yine de keyifli bir kitap olduğunu düşünüyorum
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma
Reklam
9/10
·196 syf.··
2026 146. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:26
Kısa ve genelde ilginç sonlu hikayelerden oluşuyor. Dili oldukça sade,akıcı ve eğlenceli.Günlük hayattan tipler hikayelere konu olan kahramanlar.Toplumun dısına itilmişleri ,farklı aile yapılarını,takıntıları,farklı duygu durumlarını ve zaman içindeki değişimleri güzel işlemiş hikayelerinde. Severek okudum.
Gelirken Ekmek AlŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20259,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:43
Çiftlikte yaşayan Jody isimli bir çoçuğun hayatından bir kesiti anlatıyor. Anı şeklinde otobiyografik gib dört bölümden oluşuyor ve oldukça güzel. Anlatımı, dili ve hikayeleri çok iyi. Billy Buck ve jody karakterlerini sevdim. Al Midilli’nin ölmesine de üzüldüm.
Al MidilliJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20031,884 okunma
Bir Kadın Nasıl Yok Edilir?
Puan vermedi·152 syf.··
2026 82. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:15
“Bir kadın asılacak.” cümlesiyle başlayan bir kitabın zaten kolay bir şey anlatmadığı en başından belli oluyor. Ama roman ilerledikçe şunu daha net görüyorum: Mesele sadece bir kadının başına gelenler değil, o kadının herkesin gözünde başka bir şeye dönüşmesi. Melek karakteri bende en çok iz bırakan kısım oldu. Çünkü Melek’e bakınca tek bir insan görmüyorsun aslında. Herkes onu başka bir şey olarak görüyor. Kimi için kötü, kimi için kullanabileceği bir beden, kimi için de kurtarılması gereken biri. Ama kimse onu gerçekten olduğu gibi, bir insan olarak görmüyor. Bence kitabın en rahatsız edici tarafı da bu. Hüsrev karakteri ise beni en çok öfkelendiren karakter oldu. Çünkü gücü elinde tuttuğu için her şeyi yapabileceğini düşünüyor. Melek’i bir insan gibi değil, sahip olunacak bir şey gibi görüyor. Onun hayatı üzerinde söz sahibi olduğunu sanıyor. En ağır tarafı da bunu normal görmesi. Okurken sürekli “bir insan bunu nasıl bu kadar rahat yapabilir?” sorusu aklımda kaldı. Melek’in yaşadığı durum da aslında sadece tek bir olay değil, bir düzenin sonucu gibi. Özellikle Hüsrev’in kurduğu bu yapı içinde Melek’in bir cinsel nesne gibi görülmesi ve erkekler tarafından sömürülmesi, onun ne kadar çaresiz bırakıldığını gösteriyor. Bu durum sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal olarak da onu yavaş yavaş yok ediyor. Kitapta en çok aklımda kalan cümlelerden biri şu oldu: “Hep susuyorlar. Suçluluğu kesin olanlar.” Bu bana sadece bireyleri değil, genel olarak bir sessizlik halini anlatıyor gibi geldi. Çünkü herkes bir şeyleri biliyor ama çoğu kişi bunu dile getirmiyor. Bu da aslında olanlara ortak olmak gibi. Bir de Melek’i anlatan çiçek benzetmeleri var. “Oysa, dalından koparılmış, vazoda soldurulmuş bir çiçeği ne kurtarabilir?” cümlesi özellikle çok ağır geliyor. Çünkü
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
"Çocuktan Al Haberi"
Puan vermedi·224 syf.··
2026 33. kitabı
Aziz Nesin'in okuduğum ilk kitabı. Gülmece edebiyatının piri desek yerini bulur. Her yazarın harcı değildir bir büyük olarak çocukların gözünden dünyaya bakmak... Yazar bunu çok usta bir şekilde başarmış. Kitapta Ahmet ve Zeynep adında iki arkadaşın mektuplasmalarina yer veriyor. Gülmece edebiyatı dedim ama ben okurken daha çok hüzünlendim, iyi bireyler yetiştirelim derken kendimizi yetiştirme konusunda ne kadar eksiğiz tokat gibi çarptı yüzüme. Bir çocuk yetiştirmekten önce kendimizi yetiştirmeliyiz çünkü çocuklar gördüklerini uyguluyor. Bunu da kitapta çok güzel bir şekilde yansıtmış yazar. Her öğretmenin , her ebeveynin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Toplumun ve eğitimin aksakliklarini , eksiklerini öyle güzel bir şekilde ifade etmiş ki ne diyebilirim harikaydı
Şimdiki Çocuklar HarikaAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 201920,6bin okunma
Reklam
Reklam