"Çocuğun zihinsel bir geriliği olduğunu düşüneceğine, ortada duygusal bir sorunun olduğunu ve bunun sorumlusunun da kendisinin olduğunu anlasa iyi olur!" diye çıkıştı.
Çocuğun tek tutarlı davranışı, ona yaklaşanları düşmanca reddetmesi gibi görünüyordu. Apaçık fark edilen mutsuzluğu ve yalnızlığı ise bu duyarlı insanları çok üzüyordu.
Böylesine karmaşık bir çocukta zeka geriliği olabilir miydi? Düşündüklerinde,davranışlarının hiç de zeka geriliği olan bir çocuğunkine benzemediğini fark ediyorlardı. O halde Dibs acaba kendi dünyasında yaşayan bir otistik miydi? Gerçek dünyadan kopuk muydu? Oysa çocuğun çoğu zaman kendi dünyasında buruk ve mutsuz bir gerçekliği yaşıyor gibi bir hali vardı.
O üzerine kapandığı kitapları sanki gerçekten de okuyor gibiydi. Bu konu her açıldığında ise
birbirlerine "Yok canım," diyorlardı, "henüz ne istediğini bile söyleyemeyen bir çocuk nasıl kitap okuyabilir?"