Bu anlatımı sade ancak duygusal eserde, on yaşındaki Jody'nin ağır ağır çocukluğundan sıyrılıp gerçek dünyaya adım atışını okuyoruz. Bir yandan hayal dünyasını yanında taşıyan Jody, öbür yandan hayatın sorumluluklarıyla, bazen acı gerçekleri ile, doğanın değişmez kanunları ile tanışmakta ve yetişkinlerin dünyasını anlamaya çalışmaktadır.
Çocukluğunu köyde köy işleri yaparak, at peşinde koşturarak geçirmiş biri olarak benim için son derece keyifli ve bolca nostalji içeren bir eser oldu.
Al MidilliJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20031,881 okunma
JOHN STEİNBECK - AL MİDİLLİ
Öncelikle hepinize merhabalar kitap dostlarım. Bugün sizlere daha önce iki kitabını okumuş ve çok sevmiş olduğum bir yazar olan John Steinbeck'ten Al Midilli eserinin incelemesini yapacağım.
Kitabın konusuna bakacak olursak küçük bir çocuk olan Jody' nin ailesiyle, arkadaşlarıyla, doğayla etkileşimi diyebiliriz.
Jody, küçük ve akıllı bir çocuktur. Hayaller kurmayı seven, yardımsever, akıllı ve zeki bir karakterdir. Babası bir gün Jody' e bir at alır ve olaylar bu şekilde ilerler.
Yaşanan olaylar karşınında Jody' nin tavırları, duyguları ve yerinde ve yapılmıs betimlemeleriyle kitap güzel bir deneyim bizlere sunmakta.
Kitap karakterleri bakımından oldukça sade ve anlaşılır olmakla beraber biz okura küçük bir çocuğun gözünden olayları inceleme fırsatı da vermekte.
Kitabın dil ve anlatımını inceleyecek olursak dili gayet sade, anlatımı da açık ve akıcı. Kitap hacim bakımından az olduğundan, kullanılan dil de akıcı olduğundan dolayı tek solukta okunabilecek türden.
Ben kitabı genel manasıyla sevdim fakat kitaptaki 4 bölüm arasında bazı kopukluklar sebebiyle kitabı bitirmiş gibi hissedemedim.
Sizler de olaylara çocuk gözüyle bakmak, empati yeteneğinizi geliştirmek isterseniz bu kitabı siz değerli kitap dostlarıma tavsiye ederim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Hani bazen okurken yormayacak, keyif verecek türden romanlar aranır ya... İşte tam da öyle bir roman Al Midilli.
Yazarın, kendi çocukluğundan yola çıkarak yazdığı bir esermiş.
Ana kahraman olan Jody'inin hayatından dört farklı kesit var romanda. Jody'inin; istediği şeye sahip olması ve onu kaybetmesi ile öfkeyi ve üzüntüyü, arzu ettiği şey için sabretmeyi ve ona kavuşmak için hayaller kurmayı, kendi dünyasının dışındaki bilinmezlikleri keşfederek merakı öğrendiği bir hikaye. Büyümeyi,büyükleri, yaşlanmayı ve çocuk gözüyle bunları fark edişi yansıtan insanın içini ısıtan kısacık bir roman.
Meraklısına iyi okumalar olsun.
Al MidilliJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20031,881 okunma
Yine yarım kalmış hissi yaratan bir Steinbeck romanı. Yeni yerleri keşfetmek, bilinmeze doğru ilerlemek gibi dürtüleri çok güzel ifade etmiş bu eserde. Çıkıp bilinmeze yol almak istiyorsunuz.
Kitap, Armağan, Ulu dağlar, Vaat ve insanların lideri adlı birbirinin devamı hikayeden oluşuyor.
Tiflin ailesinin anlatıldığı 4 farklı hikaye de çiftlik büyüyen jody'nin gözlemleri ele alınıyor.
Sade bir dille yazılmış olan kitap 100 sayfadan oluşmakta.
Kitapla ve sevgiyle kalın
Al MidilliJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20031,881 okunma
Bir çiftlik evinde yaşayan küçük Cody'nin umutlarını hayallerini sabrını heyecan ve üzüntülerini anlatıyor. Bir çocuğun dünyasından olayları izlemeyi sevenler için güzel ,okunabilir bir kitap.Çiftlik yaşantısını,zorluklarını,hayvanları ve doğayı oldukça güzel resmetmiş.
Al MidilliJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20031,881 okunma
Gökyüzü gibi bir şey şu çocukluk hiçbir yere gitmiyor.Kimin sözüydü bu unuttum.Cemal Süreya diyeceğim ama emin değilim hiç.Kim demişse demiş.Doğru söylemiş biz ona bakalım.
İncelemeye böyle girince çocuk kitabıymış gibi gelebilir ama uzaktan yakından alakası yok.
Hatta tam bir yetişkin kitabı (bakınız Al midilli adlı hikayenin son kısmı).
Kitap,Al Midilli,Vaat,Ulu Dağlar ve İnsanlığın Lideri adlı dört ayrı başlıkta,dört ayrı hikayeyi aynı karakterlerle anlatıyor diyebiliriz.Ya da Jody adlı bir çocuğun hayatından kesitler de denebilir.Jody bir çiftlikte babası,annesi,kahyaları Billy Buck,iki adet köpek,birkaç inek,tavuklar ve atlarla beraber yaşamaktadır.Jody gündüz okula gider,okuldan sonra ise yakmak için odun toplar,köpekleriyle oynar ve tavukları yemler.Ben mi okurken mekânı güzel hayal ettim bilmiyorum ama o çiftlikte yaşamak istedim.Jody'nin yaptığı gibi köpeklerle koştum, çayırlarda dolaştım,uçsuz bucaksız gökyüzüne baktım falan.Öyle işte.Hayalleri bırakıp devam edelim.
Mekan Steinbeck abimizin gözünün nuru Salinas Vadisidir yine.Hikayemiz babasının Jody'e al bir midilli almasıyla ve onun sorumluluğunu tamamen ona bırakmasıyla başlıyor.Bu hediye kahramanımız üzerinde olumlu etkiler bırakıyor tabi.Odunlari daha düzgün diziyor, tavukları yemlemeyi unutmuyor falan.Hepimiz küçükken böyle bir şeylere baglanmisizdir.Benim de kargam vardı misal.Çocuklarin en iyi arkadaşları da böyle canlılar oluyor bence.Bir kedi,bir köpek,bir kuş ya da bir kuzu...Kim coğrafyasına göre ne bulduysa artık.Spoiler vermeyelim diye bu at hediye edildikten sonra yaşananları anlatmadan geçeceğiz.Burda Billy Buck isimli kahyaya da bir parantez açalım.Kendisi bilgili bir insan ve Jody de babasından çok onu seviyor gibi galiba ben de en çok onu sevdim.Jody'i daha az sevdim çünkü bir miktar
O eski hikayeleri anlatıyorum, ama aslında anlatmak istediğim onlar değil. Sadece onları anlattığımda insanların ne hissetmesini istediğimi biliyorum.(s.106)
John Steinbeck (1902-1968) Amerikan edebiyatının en güçlü gözlemcilerinden, sıradan hayatların gündelik koşuşturmacalarındaki trajedileri, gözle görünmeyen yükleri ve insan doğasının derin çatışmalarını yalın bir dille anlatıyor. Yarattığı karakterlerin çelişkilerini, acılarını, sevinçlerini, umudunu ve ayakta kalma mücadelelerini çarpıcı bir dille aktarmadaki ustalığı, eserlerini her zaman özel bir yere koyuyor.
Al Midilli ’de Al Midilli, Steinbeck’in meşhur Salinas Vadisi coğrafyasında bir çiftlikte geçen, küçük bir çocuğun büyürken yaşadığı içsel yolculuğa çıkarıyor. tema olarak bağlı, yapı olarak bağımsız dört bölümden oluşan novellası. Her bölümde Jody farklı bir duygusal eşiği aştığı, olgunlaşma sürecinin farklı boyutlarını gözlem Kitaba ismini veren Al midilli, Jody hediye edilen bir at fakat sadece bir hayvan figüründen ziyade, büyümenin, hayal kurmanın ve bedel ödemenin insana yüklediği duyguları ve sorumlulukları anlatıyor. Jody’ye için midillisi yeni bir dünyanın kapısını aralamakla kalmıyor, bir sorumluluğun eşiğine adım atmasına neden oluyor. Bu süreç ve sonrasında Jody’nin içsel dönüşümünü konu ediniyor…
Bir çocuğun zihninin ilk kez karşılaştığı sorumluluk, hayal kırıklığı, sabır ve kabulleniş gibi duyguları, doğa ve hayvanlarla olan iletişimiyle harmanlayarak okuyucuna sunuyor. Jody'nin kitapta yaşadıkları her insanın yaşadığı, hayattaki evrensel geçiş sürecinin küçük bir modeli oluyor. Çocukluğun o saf dünyasından, yetişkinlerin karmaşık ve çoğu zaman sessiz dünyasına atılan ilk adımın hikâyesini anlatıyor.
Al Midilli, kısa ama duygusu yoğun bir öykü olarak öne çıkıyor.
Bu kitap beni çocukluğumun duygularına götüren, ince ama etkileyici bir kitaptı.
Küçük bir çocuğun gözünden büyümek, hayal kurmak ve hayal kırıklığına uğramak öyle güzel anlatılmış ki, her sayfasında içim burkuldu.
Kitapta sadece bir midilli yok, aslında hayatın kendisi vardı…
sevinç de var, kayıp da var, öğrenmek de var…
Steinbeck’in sade diliyle anlattığı bu hikâye, insanın içine işliyor.
Az sayfa ama yoğun duygu… Ben çok sevdim. keyifli okumalar…
Kitap çocukluğun masumiyetini, kaybın kaçınılmazlığını ve sevmenin ağırlığını çok sade ama derin bir dille anlatıyor bize.
Küçük Jody’nin gözünden, hayatın ne kadar acımasız ama aynı zamanda öğretici olduğunu gördüm.
Steinbeck’in o kendine özgü dingin diliyle, okur hem bir çocuğun büyüme sancılarına tanık oluyor hem de hayatın küçük ayrıntılarında saklı hüznü hissediyor.
All Midilli, kısa ama etkisi uzun süren, kalbiyle okuyan herkesin içinde iz bırakan bir hikâye. Kesinlikle okunmalı…
Al MidilliJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20151,881 okunma
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar.
27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı.
Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.