Yırtık bir ayakkabıydı babam
Cepleri yamalı pantolon,
Lacivert süveterdi.
Bıyıkları bahtından kara,
Yüreği doğuştan yaraydı babam..
Odun kokusuydu babam,
Ellerinden ciğerlerime sızan.
Bazen kızan, bazen susan,
En çok da içine atandı dünyanın yükünü..
Bahçedeki ceviz ağacının rüzgârıydı babam.
Toprağa kalbini eken,
Suladıkça yeşeren hasretti.
Akşam dönüşleri idi köşe başından..
Sigara dumanından yaşaran gözlerinden
Gri hayaller uçuran.
Kendi umutlarını askıya alıp,
Kalın parmaklarından çok hayatlar kaçıran adamdı..
Buruşmuş gömlekti babam.
Beyaz mendildi.
Üç katlı sefertasında domates, peynirdi.
Acı bir zeytindi babam,
Ekmeği değil,
Yüreğini doğrayandı soğuk çorbaya..
Bir avuç ilaçtı babam.
Reçetesini iyice okuyamadığı hayatının