17 Aynı papirüs
Görünsün (güzel endamın) yanı başımda
sana yakarırken ben, Hera hanım,
Atreusoğullarının, o anlı şanlı kralların
bir zaman yakarıp durduğu(?)
(nice işler) becerdikten sonra
önce İlium’da, (sonra denizde)
yelken açtılar bu adaya
(ama kaldılar yarı yolda)
yakarıncaya dek sana, Zeus’a,
yakaranların tanrısına, sevgili (oğluna)
Thyone’nin; göster kayranı şimdi
eskisi gibi, yardım et bana.
Kutlu ve güzel ...
erden kızlar ...
... olmak ...
... ulaşmak tapınağa ...
Kitabı okurken kendimle çok sıkça çeliştim. Bazen "kabul ettim" dediğimiz şeyler, bir X tarafından ya da bir Y tarafından söylenilmeyip ya da okunulmayınca insan tam olarak neyi kabullendiğinin farkına varmıyor; ki bu aynı zamanda neyi kabullenemediğinin de... Nereye bakarsam bakayım aynı şeyler ile karşılaşmaktan sıkılıyorum artık. Çünkü papağan gibi yüzyıllardan beri süregelen aynı polemikler ve sorunlar. Pek saygıdeğer Shakespeare (ki onun var olup olmadığı da hâlen sorgulanmaktadır; biz bu detayı atlayıp elimize gelen ürün üzerinden anlatıma devam edelim) de yıllar önce aynı sorunlardan bahsetmiş: iki farklı cins ve sonunda yaşanılan ölüm. Peki ama neden demez mi insan? Kaç yıl olmuş, aynı olaylara aynı tepkiler veriliyor ama sonuç değişmiyor. Basit bir denklem kurmak gerekli: Biz bu cinslere, sırf insanlar yargılayıp "ayrımcılık" demesin diye sıradan X ve Y diyelim. Peki, X = Y sonucuna ulaşıyorsak o zaman neden sorun çözülmedi? Arada alma-verme dengesi bozmak gerektirecek bir şey yoktur çünkü eşittir sorun konuşulup çözülebilir. İki taraf da gücünden bir şey kaybetmez, o zaman sorun basitçe çözülür. Ama eğer cidden ortada bir farklılık varsa, yani X ≠ Y ise işte o zaman sorun çözülmez. Ki zaten X = Y olsa neden biz cins isimleri koyuyoruz? Hepsine "B" deriz biter ya da "A"... Demek ki benim A ya da B olmam arasında bir fark var ki bundan dolayı X ve Y oluşmuş. Kitapla ne alakası mı var? Kitapta, kitabın en büyük kısmını kaplayan "Lükres'in İğfali" kısmında kadının ölmesi ile sonuçlanan bir aşk anlatısı vardır . Ne gerek vardır öldü? hayat ona onun yaşadıklarına yer vermedi onu yasaklı alana itti. Kadına karşı yapılan saldırı, kadının sonuna sebep oldu; hem de kendisi tarafından. Yasaklanan alan ne peki? Yasaklanan alan; tabularımız... Farklı farklı de