Eşinin ısrarları üzerine memleketinden kalkıp taşı toprağı altın denilen şehre; İstanbul'a gelmiş olan Abduk'un temiz hikayesi ile karşılaşıyorsunuz. Kitap boyunca bol bol yoksulluğu sorguladığınız kimi zaman yüzde ufak bir tebessümle kimi zaman boğazınızda bir yumru ile tek nefeste okuyacağınız bir kitap.
Aslında insanın varoluşunu beraberinde getirdiği sıkıntıyı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Baba Neyzen'i Hüseyin Avni Dede'yi bolca hatırlayacağımız onlarla sohbet etme fırsatı bulduğumuz hiçliği, varlığı, yokluğu sıkça konuşup anlayabileceğimiz bir kitap.