BÖLÜM I – KAN VE ÇAMUR
Sıcak kan Alaric’in eline sıçradı. Bir başkası baltayla hamle yaptı. Alaric kalkanıyla darbeyi karşıladı. Darbenin gücü kolunu uyuşturdu. Dişlerini sıktı, kılıcını aşağıdan yukarı savurdu. Adamın çenesi ikiye ayrıldı.
1000Kitap
BÖLÜM I – KAN VE ÇAMUR
Alaric kılıcını çekti. Babadan kalma çelik, gün ışığında soluk bir parıltıyla yandı. “İleri!” Atını sürerek ilk saldırgana çarptı. Kılıcını savurdu. Çelik etle buluştu. Adamın omzundan göğsüne kadar derin bir yarık açıldı.
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
BÖLÜM I – KAN VE ÇAMUR
Ormanın içindeki gölgeler bir anda hızlandı. Bir ıslık sesi duyuldu. Sonra ilk ok geldi. Alaric’in yanındaki silahşorun boynuna saplandı. Adam tek kelime edemeden yere yığıldı. Kan, çamurun içine karıştı. “Kalkanlar!” diye haykırdı Alaric.
1000Kitap
BÖLÜM I – KAN VE ÇAMUR
Alaric ayağa kalktı. “Diziliş alın!” Ağaçların arasındaki gölgeler hareket etti. Ve Alaric ilk kez, gerçekten korktu.
1000Kitap
BÖLÜM I – KAN VE ÇAMUR
O anda ormanın içinden bir karga havalandı. Ardından bir tane daha. Sessizlik ağırlaştı. Alaric diz çöktü, parmaklarını sembolün üzerinden geçirdi. Taş soğuktu. Ama içinden yükselen his sıcaktı. Karanlık bir sıcaklık.
1000Kitap
BÖLÜM I – KAN VE ÇAMUR
Kuyunun kenarına doğru yürüdü. Orada, taş zemine kazınmış bir işaret vardı. Düzensiz ama bilinçli çizilmiş bir sembol. Çapraz iki çizgi ve etrafında yarım bir çember. Alaric kaşlarını çattı. “Bunu tanıyan var mı?” diye sordu. Kimse cevap vermedi. Rüzgâr yeniden esti.
1000Kitap