Ne dünyayı değiştirebildim ne de insanların diline düşecek büyük işler yaptım. Kimi zaman susmam gereken yerde konuştum, kimi zaman konuşmam gereken yerde sustum. Güvendiğim insanlar oldu, yanıldım. Değer verdiğim insanlar oldu, değersiz görüldüm.
Hayatın bana öğrettiği en acı şey, herkesin kalbi kadar konuşmadığıydı. Ben içimden geldiği gibi davrandım; bazıları bunu saflık sandı, bazıları zayıflık. Oysa sadece insan olmaya çalışıyordum.
Ben iyi bir adam olamadım belki. Çünkü iyi adam dedikleri, herkesi memnun eden kişiymiş gibi geldi bana. Ben ise kırıldığımda sustum, yorulduğumda uzaklaştım, bazen de kendi karanlığıma yenildim.
Ama kötülük de öğrenemedim.
Kimsenin ekmeğine göz dikmedim. Kimsenin gözyaşından mutluluk çıkarmadım. Birilerini ezerek yükselmeye çalışmadım. İçimdeki savaşları çoğu zaman tek başıma verdim.
Şimdi dönüp geçmişe baktığımda kusurlarımı görüyorum. Eksiklerimi, hatalarımı, yarım kalan yanlarımı... Fakat bütün bunların arasında hâlâ vicdanımı kaybetmediğimi de görüyorum.
Belki iyi bir adam olamadım.
Ama kötü biri olmamak için elimden gelen mücadeleyi verdim.
Ve bazen, insanın elinde kalan tek şey de budur.