"Bu eksik sana değil, bana ait...Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum ... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... ama şimdi inanıyorum.. sen beni inandır dın.. Seni seviyorum...Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum..
Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışyordum.Bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen,dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor ,fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum ..
*** Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanış larını sezerek ,hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak;herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu,daha ehemmiyetli olduğunu farkedince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım...