#OkudumBitti
#KöyEnstitüYılları
#SayfaSayısı202
Sene 1940.Savaşın sancınlarını çeken bir millet.Nüfus kalmış 15 milyon civarı.Ülke genelinde fakirlik,kıtlık,cehalet, yaltaklık almış başını gitmiş.Çoğu köyde elektiriğin,suyun olmadığı,çay içmenin bile lüx olarak görüldüğü,çocuklara; bayramlarda ailelerinin zorluklarla aldığı bir parça kıyafetle mutlu olduğu bir dünyadır onların dünyası.Ne yapmalı,köylüyü bu durumdan nasıl kurtarmalı?Tüketici olan,üretici olmayan köylüyü üretmeye yöneltmeli.Köylere okullar açmalı fakat bildiğimiz ''kalem efendisi'' yetiştiren okullardan değil.Köy gerçeğinin sorunlarına ayna tutan,köylüyü uyutan değil; uyandıran okullar,haksızlık karşısında hakkı haykırmasını öğreten okullar,Günümüzdeki gibi bilginin bilmek olarak görüldüğü değil ''yapmak'' olarak görüldüğü okullardan bahsediyorum.Bu okullarda yetişen öğrenciler: azimli,fedakar,devlet kademesine girmeyi yan gelip yatmak olarak görmeyen,öğrenme ve öğretme aşkı içerisindedirler.Burada yanlış babasından gelse bile yanlışa yanlış diyebilen,öğretmenlerini düzgün bir dille eleştiren öğrenciler, bu eleştiriyi anlayışla karşılayan, yapıcı öğretmenler var.Köylünün sorunlarını tiyatroya döküp milleti bilinçlendirme var.Bu okuldaki çocuklara birçok şey öğretiliyor:marangozluk,demircilik,boya-badana,harç yapma,sıva yapma,duvar örme anlayacağınız bir bina inşaa etmek için gerekli bütün bilgiler öğretiliyor.Bu öğrendikleriyle köylere birçok olanaksızlığa rağmen yeni yeni okullar yapıyorlar halkı uyandırmak, cehaletten kurtarmak için.Öğretilenler bunlarka sınırlı degil. Edebiyat,sanat,tarih,müzik,sağlık,ruh bilimi,tarımla ilgili birçok sey de öğretiliyor.Öğrenciler kıraç, üretime kapalı toprakları canlandırmak için canla başla çalışıyor.Birçok meyve,sebze, ağaç ekiyorlar,bakımını yapıyorlar.Kendi