Sevgili Werther,
Eğer benim de sana mektup yazabilme şansım olsaydı o meşhur şiiri gönderirdim. Bu dünyada yalnız olmadığını bil diye..
Biz hep üçücü şahısız Werther. Çok sevdiklerimizin hayatında üçüncü kişiyiz. Bunu biz tercih ediyoruz diye değil, bunu o bahtsız yazgımız istiyor. Ruhumuz bu imkansızlıktan, sevdiğimize bir başkasının dokunduğunda hissettiğimiz acıdan besleniyor.
Dünyada milyonlarca sevme şekli var. Bu milyonlarca sevgi içinde sana o bir bakışın yarattığı mutluluğu en imkansızında buldun hepsi bu. Bu senin suçun değil, bu benim suçum değil, bu Lotte’nin suçu değil; bu sokaklarında yürüdüğümüz, karşı koyamadığımız bir damla sevgi diye dilendiğimiz o bakışların suçu...
Şimdi sen vazgeçtin. Çok sevdiğin Lotte’nin hayatında üçüncü şahıs olmayı kabullenemedin. Haksız değildin, kalan olmak acıtıyorsa gitmeliydin.
Bir yere sığamazken şimdi heryerdesin...
“Hiçbir yerde mutlu değilim.” Demiştin şimdi heryerde mutlu ol sevgili Werther...
Werther’e
gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım
...
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı