Açlık sadece tefeurruatti. Bir varlık düşünün bir insan diyemiyorum aslında varlık da değil yokluk daha yerinde..Gururun kibirin bu yokluğu nasıl ele geçirdiğini yokluğun içinde var olma çabasını nasıl hortlattigini iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir Behzat necatigil eseri.. neden Behzat necatigil eseri dediğimi kitabı okumaya başladığınızda anlayacaksınız..tamamen bir turk eseri gibi muazzam cevirilmis dedikten sonra tekrardan sakız çiğner gibi talaş çiğnemeye geri dönelim..kibir ve gurur yanında ne vardı ki pskolojik hezeyanlarin belki açlığın verdiği sanrilarin içinde umudun tukenmeyisi belki de umutsuzluğa uzanan çabaların son raddine kadar sınırları zorlayan insan denilen varlığın nasıl yokluğun içinde var olduğunu tasvir eden ben ile kendisi arasında sıkışıp giden pskolojik olarak rahatsız yalnız çaresiz bı adamın dibi yaşatan hikayesi... muazzam bı eser olmus vesselam okurcakla kalın...
İnce memedin son bölümü kalmıştı uyuşturucu bağımlısı gibi yoksunluk çekiyordum meraktan o koskoca serüvenin sonunu..Hemitede okuyacağız hemitede hemitede... Derken karsima sen çıktın beni 30sayfacik 15 dklik bı dilimde elektrikli sandalyeye oturtup kendimden geçirdin üstad.. Hayatın Tutunamayanlarini çaresizliği hiçliği bir kenara bırakıp belki de son bir itiraf diyerekten en kıymetline yazdığındandi bu kadar netlik dobralik içinden geldiği gibi olması.. kelimeleri okurken mürekkep yerine kan damlatıp kırmızı harflerle okudum harikaydı....