edebiyat da çok iyi bir şey, varenka, çok iyi bir şey; bunu onlarda geçen üçüncü günümde anladım. derin bir şey! insanların kalplerini güçlendiren, eğiten bir şey.
pokrovski bana sık sık kitap veriyordu; önceleri uyumamak için okuyordum, sonra daha dikkatle, sonra da aç gibi okumaya başladım; önümde bir sürü yeni şey, daha önceden bilmediğim, tanımadığım şeyler belirmişti. yeni düşünceler, yeni izlenimler bir anda, gür bir sel halinde kalbime hücum etti. ve yeni izlenimler bana ne kadar çok heyecan, ne kadar çok mahcupluk ve çaba getirdiyse, bütün ruhuma da o kadar tatlı geliyor, o kadar mutlulukla sarsıyorlardı beni. bir anda, birden bire, kalbime doluvermiş, kalbime dinlenme fırsatı vermemişlerdi. bütün varlığımı tuhaf bir kaos sarsmaya başladı. ama bu ruhsal zorlama beni tümüyle bozamazdı, bozacak kadar güçlü değildi. aşırı hayalperesttim ve bu beni kurtardı.