Alev Taner

arada bir kendinden isteneni yapmayan bir adam çıkar, o zaman ne olur, biliyor musun? bütün çark soğukkanlılıkla adamın farklılığını yok etmeye adar kendini. ruhunu, sinirlerini, bedenini ve zihnini tehlikeli farklılık yok oluncaya kadar demir çubuklarla döverler.
Sayfa 33
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bak şimdi, tarih boyunca insanlara adam öldürmenin affedilmeyecek bir kötülük olduğu öğretildi. Öldüren her kişi yok edilmelidir, çünkü öldürmek büyük bir günahtır, belki de bildiğimiz en büyük günah. Sonra bir askeri karşımıza alıp eline cinayet silahı verir, 'Bunu iyi kullan, akıllıca kullan' deriz. Kısıtlamayız. Git kardeşlerinin belirli bir türünden ya da sınıfından öldürebildiğin kadarını öldür. Önceki eğitiminin ihlali olduğu için de seni ödüllendireceğiz."
Sayfa 32
bir çocuk yetişkinlerin açığını ilk kez yakaladığında -yetişkinlerin ilahi zekaya sahip olmadığı, kararlarını mutlaka akıllıca, düşüncelerinin doğru ve hükümlerinin adil olmadığı o küçücük ciddi kafasına ilk kez dank ettiğinde- dünyası başına yıkılır, paniğe kapılır. tanrılar devrilmiş, güvenlik kalmamıştır. tanrıların devrilişi ile ilgili kesin olan bir şey varsa o da şudur, azıcık yamulmazlar, ya çarpıp parçalanırlar ya da kahverengi çamurun dibine gömülürler. onları tekrar ayağa kaldırmak meşakkatli iştir, eskisi gibi parlamazlar asla. çocuğun dünyası da eskisi gibi kusursuz ve sağlam olmaz bir daha. sancılı bir büyüme evresidir
Sayfa 26
devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.
Sayfa 13
kimsenin çocuğunu, dedesini, sevdiğini, kimsenin kimsesini, başkasının savaşına yollayamam ben. gidince ölüyorlar çünkü. ve kimsenin ölümünü göğsüme şeref nişanı gibi takıp gezemem. onlar analarının kucağından, babalarının omzundan, sevgililerinin rüyalarından, göğe fırlatılmış yıldızlar gibi koparıldıklarında... yarın uyanmak yok gibi sonsuza dek uyuduklarında... arkalarından tebrik ve teşekkürleri toplayamam ben.
Sayfa 205·Kitabı okudu