Gözyaşları hıçkırıklarla değil, sessiz, acınası iç çekişlerle akıyordu yanaklarından. Sessizce acı çekmek... onun tarzı buydu işte. Şikayet ya da itiraz etmeden, kalbinin yavaşça kırılmasına göz yumarak.
Aramızda hep bir kıvılcım, hep bir çekim gücü var. Günaha davet bu. Ama yine de, gözlerinin içine ne zaman baksam, kendimi güvenli kollarına atmak için yanıp tutuşuyorum. Ona inanabilseydim ne iyi olurdu.