Istırapta anlam bulma olasılığı açısından, hayatın anlamı en azından potansiyel olarak koşulsuzdur ancak bu koşulsuz anlam her bir insanın koşulsuz değeri ile başabaş gitmektedir. İnsan onurunun baki olmasını garanti eden de budur. Hayatın her koşulda, en sefil koşullarda bile potansiyel olarak anlamla dolu olduğu gibi, her bir insanın değeri onunla kalır. Kalır çünkü bu değer geçmişte yerine getirdiği değerlerle ilgilidir ve bunun, bugün gösterdiği yararlılıkla ilgisi yoktur.
…insan, tamamen kendi belirlenimindedir. Alalelade bir şekilde var olmaz; her zaman varoluşuna ne olacağını ve bir sonraki anda neye dönüşeceğini seçer.
İnsanı, işini yapmaktan ve hayattan zevk almaktan alıkoyan durumlar vardır ama asla bertaraf edilemeyecek olan şey ıstırabın kaçınılmazlığıdır. Cesaretle ıstırap çekmeyi göze almak, son anına kadar hayatın anlamlı olmasını ve bu anlamın sonuna kadar korunmasını sağlar. Başka bir deyişle, hayatın anlamı koşulsuz bir anlamdır çünkü kaçınılmaz ıstırabın potansiyel anlamını içerir.
Günümüzün ruh sağlığı felsefesi, insanın mutlu olması gerektiğini ve mutsuzluğun bir uyumsuzluk belirtisi olduğunu vurgular. Bu tür bir değer sistemi, kaçınılmaz mutsuzluğun getirdiği yükün, bu mutsuzluğa dair mutsuzlukla artmasından sorumlu olabilir.