Herkes hayatında tamamlanması gereken bir ödevi beraberinde getiren bir iş veya misyonla karşı karşıyadır. Kimsenin yerine başkası geçemez ve kimse hayatını tekrar yaşayamaz. Bu yüzden de herkesin hem görevi hem de bunu yerine getirmek için olanakları özgündür.
Bazı insanlar, onları bekleyen kimse olmadığını gördü. Kampta sadece anılarından cesaret bulduğu insanın artık var olmadığını öğrenen insanın vay haline! Düşlediği gün sonunda geldiğinde, onu hayal ettiği gibi bulmayan insana vahlar olsun! Belki bir trene binmiş, yıllardır zihninde canlandırdığı ve sadece o haliyle gördüğü eve gitmiş, zile basmış ve tam da binlerce kez düşlediği şeyi yapmaya hazırlanırken kapıyı açması gereken kişinin artık orada olmadığını ve bundan sonra hiç olmayacağını öğrenmiştir.
İnsanın zihinsel durumu (cesareti ve umudu veya bunların yokluğu) ile bağışıklığı arasında ne kadar sıkı bir bağ olduğunu bilenler, ani umut ve cesaret kaybının ölümcül bir etkisi olabileceğini kavrayabilirler.