Aleyna

Erkekler için birlikte yaşamak kadar onlarsız yaşamak da acı verici olan bütün kadınlar Pandora'nın soyundandır. Prometheus'a gelince, onunla boy ölçüşmeye kalkıştığı için Zeus'un bütün gazabı bu Titanın üzerine yağdı. Zeus Prometheus'u her gün bir kartalın her gece yeniden büyüyen ciğerini yediği bir sütuna bağladı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Erkeklere belalar tasarlayan Pandora, büyük küp pithos'un kapağını açınca içindekiler etrafa saçıldı. Bu olaydan önce insanlar çok çalışmaktan, felaketlerden ve ölümden muaftıysalar da küpün içindeki binlerce ruh insanlara ıstırap getirmek üzere sinsice yeryüzüne ve denize yayılmaya başladığı için artık acılar ile belalar insanların yaşamlarının parçası haline gelmişti. Küpün içinde yalnızca umut kaldı çünkü Zeus Pandora'ya umut kaçmadan küpün kapağı kapatmasını emretmişti.
Tanrıların hünerle biçimlendirdikleri insanlar, sahneye daha sonra çıktılar. Başlangıçta tanrılar ve erkekler hastalık, acı ve sıkıntı nedir bilmeyen kaygısız bir yaşamın tadını çıkaran, birbirini etkileyen iki topluluk oluşturdukları için erkeklerin zaman deneyimi tanrılarınkiyle benzer bir biçimde doğrusaldı, yani eşsiz bir olay bir diğerini izlemekteydi. Ama daha sonra erkeklerin tanrıları ağır bir biçimde gücendirmeleri üzerine, tanrılar erkek topluluğuna yalnızca çelişik duygular taşıyan kadın öğesini değil, aynı zamanda tartışmasız birer dert olan sıkı çalışmayı, hastalığı ve ölümü de vererek intikamlarını aldılar. Erkekler topluluğu, hayatta kalmak için sıkı çalışılması gereken, hem erkeklerin hem de kadınların topluluğu haline geldi. (Kadına karşı o dönemdeki bakış enteresan geldi.)
Klasik çağ araştırmacısı Walter Burkert "gerçeği umursamayan mantık" üzerine mitoloji anlatısının ayırt edici bir özelliği olarak konuşurken kozmik ikidoğalılığın garipliğini mükemmel biçimde yakalar.
Atalarımız yırtıcı hayvanlara karşı savunma yaparken, dişlerin yerine sopalar ve taşlar koydular ve böylece kendileri ile saldırganları arasına mütevazı bir mesafe koyabildiler ve yara riskini çok azalttılar.