Aleyna Güldalı

Puan vermedi·114 syf.··
2025 24. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 14:00
Bazı anlar vardır hepimizde aynı hisleri uyandırır. Yün yorgana sarılıp, sac sobanın kızıllığı tavana vururken uykuya dalmak gibi..İşte Mustafa Kutlu bizi bu hikayesinde Anadolu’nun unutulmuş bir kasabasına götürüyor. Götürüyor derken mecazi anlamda değil; hikayeye başlar başlamaz sizi de bir sakinlik kaplıyor ve karakterle birlikte bir trene binip, ahşap evin bir odasına yerleşiyorsunuz. Dili sade, hatta yer yer yöresel söyleyişlere rastlıyoruz ama öyle güzel betimliyor ki anlatmak istediğini; okuyucuyu karakterle buluşturup hikayenin içine alıyor Kutlu. Babasının adalet tutkusu, haksızlığa sessiz kalamaması nedeniyle kasaba kasaba gezen, küçük yaşta annesini kaybetmesi sebebiyle babasıyla adeta arkadaş gibi olan karakterimizin hikayesini okuyoruz. Okurken arka fonda “andıkça geçen günleri hasretle derinden…” çalıyor adeta. Yoğun okumalarımın arasına bir kitap sıkıştırayım derseniz; kahvenizi alıp bir solukta okunmalık, lezzetli bir hikaye…
1000Kitap
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·168 syf.··
2025 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 11:43
“Ekmeğimden dökülen kırıntıların etrafında toplanan karıncaları, nasıl olur da öldürebilirdim? Bu da Allah tarafından onlara gönderilen rızık değil miydi? Açtım, ama onlar da açtı…” 67 müebbet 5200 yıl hapis cezası alan; tek kişilik bir hücrede, 24 saat kameralarla izlenen Bergusi’nin sözleri… bir Müslüman’ın şecaatle, hilmi bir arada bulundurabilmesinin hayranlığıyla okuyorsunuz. Bu otobiyografinin giriş kısımlarında Bergusi’nin zindandaki -kendi tabiriyle kabrindeki- psikolojisini; vesveselerine, zihninin kemiren sorularına ve karanlığa cevaplarını okuyorsunuz. psikolojik bir eser dersek yerinde olur. Yaşadıklarını ve hala yaşıyor olduklarını, bizzat anlatan bir yazarın psikolojik eseri.. Eserin diğer yarısında ise; tek kişilik hücresinde, sorgu odalarında, israil askerlerinin işkenceleri altında yaşadıklarını anlatıyor.Sonunu ise hakkında merak edilip,hücresine ulaştırılan sorulara cevaplar vererek bitiriyor. Hugo’nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eseri Dünya Klasikleri arasında yerini alırken, bir Müslümanın zalimin zulmü altında ve insanlık dışı şartlarda yazdığı eserinin dünyada ses getirememesi üzücü.. Ey Müslümanlar, bari biz bize sahip çıkalım.Bizim olana…Velhasılı en azından her Müslüman bireye Bergusi’yi tanımasını tavsiye ediyorum.
Yoldaki Mühendis 2 - Yaşayan ŞehitAbdullah Galib Bergusi · Ekin Yayınları · 20242,679 okunma
10/10
·176 syf.··
2024 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 13:37
Müslümanlar niçin geride kaldı ?” sorusuyla başlayan eser, uzun zamandır hakim olan durgunluk ve uyuşukluk manzarasını bizlere hatırlatıyor. Ardından Müslümanların, peygamberin vefatından 100 yıl kadar sonra günümüz Paris’ine ulaştığını, Arapların kurduğu Bağdat’ın henüz 500 küsur yaşında dünyanın kültür ve zenginlik merkezi haline geldiğini, Nizamiye Medreselerinin tüm İslam şehirlerindeki yüksek okullar için örnek teşkil ettiğini anlatarak özümüzü hatırlattığı inanılmaz lezzetli bir eser. Eserin temel gayesi bir din, fikir, hayat biçimi olarak İslam’ın, Müslüman halkların geri kalma etkenlerinden biri olup olamayacağını ele almak. Ayrıca Müslüman halkları ve özellikle Müslüman devlet liderlerini eleştirerek İslami yeniden doğuşun engellerine değinen Aliya, İslami devrimin ne şekilde gerçekleşeceğini anlatmış ve ileri görüşlülüğüyle geleceğe reçeteler sunmuştur. Günümüzde aktif olarak varolan Müslümanların uyuşukluğu, İslam’ın kadını ezdiği düşüncesi, kadın-erkek eşit mi tartışması, İslam geçmişte mi kaldı sorusu gibi güncel meselelere oldukça orijinal bakış açısıyla cevaplar sunulmuş eserde. Kitaba devam ettikçe adeta zihnimin genişlediğini hissettim . Okurken medeniyetimizden bu denli bihaber oluşumuz beni sık sık terletti ve kitabı elimden bıraktığım zamanlar oldu. Hayranı olmakta yarıştığımız Batı’nın bizden kopyaladıkları, halifelerimizin sarayında Platon ve Aristoteles hakkında tartışılırken Batı’da aristokratların okuma yazma bilmemekle övünüyor oluşları gibi göz ardı edilen hakikatler okurken derin bir iç çekmemize sebep oluyor. Sonunu kitaptaki şu cümlelerle bitirelim: Kendi geçmişimizi sahiplenme hakkımız var ve ona giden yolları açmamız gerekiyor ki kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gitmemiz gerektiğini bilelim. Her sayfasını hayranlıkla
1000Kitap
İslami Yeniden Doğuşun MeseleleriAliya İzzetbegoviç · Ketebe Yayınevi · 20201,568 okunma