Orada öylece ayakta dururken anladım ki benim içimde artık boşluğa yer kalmamıştı. Anladım ki, boşluk
ancak ölümü özümseyene dek varlığını sürdürebiliyor.
Bize neden yaşam verme olanağı değil de, yaşam yok etme olanağı verilmiş? Biz hiçbir şey yaratamayız. Belki de yok etmek bu güçsüzlüğümüzün bir boşalımıdır.
Aşırı duyarlılık bir pasaport değil, bir tuzaktır. Bunu hemen fark etmezsin, ilk yıllarda bu niteliğin övgü toplar. Daha sonraları sorun olur. Yavaş yavaş çevrendekiler duyarlılığın bir armağan değil de kurtulunması gereken safra olduğunu fark ederler.