Ali İHSAN

Ali İHSAN
@aleysan
Örtülü ödenek gibi içselliğe sahip insan...
SKİ, BES, EÜTF~Sosyoloji, Tarih
Yüksek Lisans
İzmir
2 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şerife, gıı Şerife! Beri bak misafirimiz va. Bak yeni cami hocamız, Enes Bey oğlum. Abuu yavrumaa, boylu poslu pekte yakışıklı imiş, ge ge, giriverin içeri biyu. Şerife Nine bana saydığı iltifatlardan kat be kat fazlası; üzerinde renk cümbüşü basma fistan, yanakları tombik tombik, kollarını dirseklerine kadar sıvamış, kömür gözlerine sürmesini çekmiş, fesinin etrafı delikli gümüş para dolu, örtüsünün altından örülmüş kınalı saçları sarkıyor. Bakışından anlaşılıyor ne kadar otoriter olduğu, Allah muhtar emmiye yardım etsin. İçeri girer girmez kerpiç kokusu merhaba dedi, duvarlara kat kat kireç vurulmuş, yerler çakma tahta, üzerinde yürüdükçe gıcırdıyor. Salonda boylu boyunca keçi kılı dokuma kilim, ayaklarını okşuyor insanın. Mutfağa doğru yöneldi Şerife Nine, eliyle gelin gelin diye işaret ediyor... zingildak.blogspot.com/2020/05/dede-ef...
Reklam
Derdest olmuş nefesim, Prangalar takılmış ruhum, Zindana atılmış düşüncelerim, Üzerinde veletlerin tepiştiği hislerim; Hepsi birden benim, Ben, beni var edene sahip olamayan. Her nefesimde can çekişiyorum, Tüm bilinmeyenler bir olmuş, Gırtlağıma yapışmışlar, böğrüme böğrüme indiriyorlar yumruklarını. Ötekiler boş durur mu, ellerine aldıkları paslı metallerle koşuyorlar ruhumun peşinden, Benim ruhum çelimsiz, üflesen yorulacak cinsten, Koşamaz öyle uzaklara, zorluk görmüşlüğü mü var sanki çocuğun? Sevmez öyle zora gelmeyi, Dağda bayırda nefes nefese çöker kalır kendi bataklığının derinliklerine, Çırpınır durur ki iyice bata. Ne için mahkum edilmiştim ki ben? Ne için bekler dururdum dört duvarın içinde? Maphus muydum? Ne istemişlerdi daha kendini bile ifade edemeyen garip düşüncelerimden? Suçluymuşum, düşüncelerimin elleri kana bulanmış, hesap verecekmişim, Ayağıma giren taşa hesap soramayan ben, caniymişim. Durdurun dünyayı, dönmesin! Güneş batmasın, çiçekler boynu bükük kalmasın, salın! İnsanlık katrenin içinde boğulmasın! Ellerinde şekerlerle koştura koştura geldi veletler, Kokusunu almışcasına kuruldular baş köşeye,
Şiir
Babam Babam Bulut yüklü koca dağım Selam Uyan Buradayım Eteklerinden buz gibi sular içmeye geldim De hele nicesin Babam Derya yüreklim Yağ artık Avuç açmış bekleşirim Adanmışım, yoldaşım Uyan Buradayım Katre olup canına can katmaya geldim Gayrı düğümlendi nefesim De hele nerelerdesin Akıtmadın gözlerinden incileri Etmedin ses babam Kirli kirli dertlerle nasıl da bembeyaz kaldın Kanatlarımı kara tabuta mıhladılar Gönlümün cılız tepelerini susuzluğa kodular Soldurdular, kınadılar Yoruldum De hele nasıl dayanayım Atam Yoldaşım Selam
Elimizden lezzetti çekti aldı Hakk Alın dedi, bu size müstehak Dedik ya Rab Bize af af af