Said kale

Said kale
Paylaştığım alıntılar benim için değerli olan kısımları aklımda daha kolay tutmak, geri dönüp okumak ve aynı görüşteki insanlara ilham olması amacı taşımaktadır teşekkürler
Teaddilik veya Dİnamizm Prensibi - İslam
Ticaret hayatında cesur tüccarların rızıklandırıldığı bildirilmiş, aile hayatında tahsil, terbiye ve iaşelerini ihmal etmemek şartıyla çok evlad sahibi olanlar övülerek ümmetin çokluğu ile iftihar edileceği açıklanmıştır. İlim hayatında beşikten mezara kadar, Çin'de bile olsa ilmi takip etmenin zarureti telkin edilmiştir. Kısaca İslam, ferd ve cemiyeti ilgilendiren her davranışta hamleyi, daha emin bir tabirle dinamik hareketi emreder. Bu yüzden Peygamberimiz faidesiz ilimden, yani iş ve davranışa intikal etmeyen bilgiden Allah'a sığındığını beyan buyurmuştur. Umumiyetle İslam düşmanlarının iddia eadegeldikleri gibi İslam, terakkiye mani hiçbir hüküm ve telkinatı ihtiva etmemektedir. Bilakis "Kimin ki, iki günü birbirine müsavi geçmektedir, o ziyandadır". buyrularak her günün bir evvelkinden daha müterakki olmasını emretmiştir.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İyi bir müslüman, Dünyayı ihmal ederek rahip hayatı yaşamak üzere bir kenara çekilen insan değildir. Aksine O, kalbini inzivadaki adam kadar Rabbine tahsis edebilmek imkan ve meyline malik olmak şartıyla Dünya'nın bütün galilerini omuzlayıp kaldırabilen insandır.
Şu hale nazaran beşeriyet, asırların mahsulü olan çeşitli menfi tesir ve telkinlerle, varsın istediği kadar İslam'dan uzak bulunsun!. İhtiyaçların sevkiyle teşkil eyledikleri paktlar ve bloklaşmalarla, İslam'ın üniversalist (alemşümül) gerçeklerine - belli ölçüde de olsa- paralel hareket etme mecburiyetinden kurtulamamaktadır. Bu saikle ortaya çıkan beynelminel davranışlarla, İslam'ın kıymet hükümleri arasında istikamet farkı olsa da mahiyet beraberliği zarureti bertaraf edilememektedir. Bu sebeble bütün beşeriyetin ergeç İslam'ın alemşümül gerçeklerine teslim olacağına muhakkak nazarı ile bakılabilir. Aksi halde insanoğlunun ıstırabını dindirmek mümkü olmayacaktır!..
Sayfa 55·Kitabı okudu
Memleketimizde nice zamandan beri İslâm’ı, sâir dinlerde olduğu gibi mâhdud ibâdetlere inhisar ettirmeye çalışmakta olanlara, İslâm Dünya Görüşü’nün ölümsüz ve rakip kabul etmez gerçeklerini haykırmakta -ne yazık ki- geç kalmış bulunmaktayız. Fakat yakın istikbâl, onu sadece vatanımızda değil Cihan çapında bir Dünya görüşü olarak ilân, îzah ve icrâ etmenin mes’ud tecellîlerine gebe görünmektedir. Bu bakımdan “islâmcı” bir gencin karşı­ sına çıkan ilk fiilî ve fikrî mecbûriyet, Islâm ’ı, bir Dünya görüşü olarak kavramaktır. Bu, İslâm düşmanlarının iste­medikleri, tahammül bile edemedikleri ve edemeyecekleri, müslümanların -pek çoğunun ise- henüz lüzum ve ehemmi­yetini lâyıkı veçhile kavrayamamış bulundukları nâzik bir mes’eledir.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Lisanımızda asırlardan beri kullanılagelmiş ve binbir mana inceliği kazanmış kelimeleri boykot edip nisyana mahkum etmeye uğraşanların hedefi Kur'an ve Onunla yoğrulmuş İslam kültürüdür. Böyle olduğu halde, şu hıyanete karşı çıkmak yerine ona tabi olunmuştur.
Sayfa 30·Kitabı okudu