Kitap çok akıcıydı, bir kaç saatte bitirdim.
Kitabın atmosferi güzeldi, ismindende anlaşılacağı üzere olay bir dağ evinde gerçekleşiyor.
Tatil için kamp evine giden bir grup genç sırayla ölmeye başlıyor falan.
Akıcılık atmosfer ve hikaye on numaraydı fakat bazı eksiksikler vardı. Diyaloglar basit , yavan kaçıyor.
Bazen bir çocuk kitabı okuyormuş gibi hissiyat veriyor.
Ayrıca hikayenin başında İsmail’in peşindeki adamlara ne oldu? Hiç bahsedilmiyor. En azından bir bağlantı olmalıydı. Buna bir açıklık getirmek gerek.
Emre aptalca kararla verip bütün grubun içinden geçti. Üç kişiyi ölüme elleriyle gönderdi resmen.
Neden herkesi tek başına gönderiyorsun Emre? Yasin’i odun toplamaya tek başına yolladın öldü. Kerem’i tek başına yolladın parçalandı çocuk. Bu da yetmedi Rıdvan’ın tek başına gitmesine izin verdin o da patates oldu. Yani daha ne bekliyordun ki? Niye farklı hamleler denemiyorsun. Ölüyo işte adamlar. Grubun lideri olacaksın bide. Lider dediğin stratejik davranır, aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemez. Boş teneke gibisin sadece ses var sende.
Toplu hareket etmeliydin!
Bu kitaptan öğrendiğim şey Emre gibi birine asla itimat edip liderliğine saygı duyulmaması gerektiği oldu.
Sevgili günlük bu kadar yeter artık yatma vakti haydi hayırlı geceler.