“Sanırım umutsuzluğun ortasında, her şeye rağmen bir mucize gerçekleşebilirmiş gibi iki insan hala birbirine tutunuyorsa bunun için ‘aşk’ uygun bir kelime olabilir; çünkü ıstırap bile kendince bir değer edinmiş, en azından ortak bir şeyleri olduğunun kanıtı haline gelmiştir: İkisinin de var olmayana dair umudu vardır.”
“İnsanlara göre ‘aşk’ artık modası geçmiş romantik bir kavram olabilir fakat korkarım yine de aşk diye bir şey var ve var olduğundan bu yana tarif edilemez derecede acı verici bir unsura sahip.“
“Siz de çok iyi bilirsiniz ki, bu dünyada insan aklının yüksek manevi dışavurumu dışındaki her şey önemsiz ve sıkıcıdır. Akıl, hayvanlar ve insanlar arasında keskin bir sınır çizer, insandaki ilahi yöne ışık tutar, hatta bir dereceye kadar gerçekte var olmayan ölümsüzlüğün yerini tutar. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki akıl, elimizde olan yegane zevk kaynağıdır. Etrafımızda akla dair hiçbir şey görmüyor, duymuyoruz, bu da zevkten mahrum olduğumuz anlamına geliyor. Gerçi elimizin altında kitaplar var, ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor. Çok da doğru olmayan bir kıyaslama yapmama müsaade edecek olursanız, bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor.”