Ali Tırman

Bir eylemde bulunuruz. Tümüyle bu eylemin içinde olduğumuza inanırız, iyi niyetle. Ama ne yazık ki sonra bunun böyle olmadığının, yaptığımız eylemin, olduğumuz ya da olabileceğimiz birçok bizden yalnızca birine ait olduğunun ayrımına varırız, sonra talihsiz bir durumda, birden o eyleme yapışmış, kancalanmış, asılı kalmış gibi oluruz: demek istediğim, tümüyle o eylemin içinde olmadığımızın, bundan ötürü de bizi, bütün bir varoluş boyunca, sanki bu varlık tümüyle o tek eylem de özetlenmiş gibi, yalnızca o eyleme göre yargılamanın, bizi o eyleme bağlı, boynumuzdan ona asılı tutmanın yaman bir haksızlık olacağının ayrımına varırız. ‘’Ama ben aynı zamanda buyum, bu başkasıyım, bu başkasıyım!’’ diye bağırmaya başlarız. 
Sayfa 89·Kitabı okudu
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
 Tanrım, bunu size kanıtladığımı sanıyordum! Filanca’yı tanıyorum. Onu tanıdığımca bir gerçeklik veriyorum ona: kendim için. Ama siz de tanıyorsunuz Filanca’yı, kuşkusuz sizin tanıdığınız Filanca, benim tanıdığım Filanca değil, çünkü her birimiz onu kendimizce tanıyoruz, kendimize göre bir gerçeklik veriyoruz ona. Şimdi, Filanca’nın da kendisi için, bizim kaçımızı tanımışsa o kadar gerçekliği var, çünkü kendisini benimle bir biçimde, sizinle başka bir biçimde, üçüncü bir kişiyle başka bir biçimde tanıyor, böylece sürüp gidiyor.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Edebiyat
Peki, ne demektir sizin kendi vicdanınızın olduğu, bunun da size yettiği? Başkalarının sizi nasıl hoşlarına gidiyorsa öyle, yani haksızca düşünebilmeleri, yargılayabilmeleri, sizinse kötü bir şey yapmadığınıza emin olmanız, bundan ötürü içinizin rahat olması mı ?
Sayfa 38·Kitabı okudu