Zihin imgelerle düşünür ama bir başkasıyla iletişim kurmak için imgeleri düşüncelere, sonra da düşünceleri kelimelere dönüştürmek zorundadır. İmgeden düşünceye, düşünceden dile doğru bu ilerleyiş ihanetlerle doludur. Kayıplar olur: imgenin zengin, yumuşak dokusu, olağanüstü esnekliği ve yoğrulabilirliği, özel nostaljik duygusal renkleri -tümü, imgenin dile tıkıştırılmasıyla kaybolup gider.
Bir umuda bağlanmak isteyen komşularına bunun yalan olduğunu söyleme,kimseyi gerçekçi olmaya çağırma.Çünkü bunalan insanların,yalan bile olsa bir umuda sığınma ihtiyaçları,gerçeği söyleyenlerden nefret etmesine yol açıyor.Aradan bir süre geçip haklı çıksan bile bir şey ifade etmiyor bu.Çünkü o zamana kadar başlangıçtaki koşulları unutmuş oluyorlar.