Kısa bir dönemdir kitap okumalarımda gerideydim. Fakat en sevdiğim yazar Osamu Dazai sayesinde bir kez daha kısa bir zamanda bir kitap bitirme şansım oldu. Genelde kitaplarda alıntılama yapmayı ya da altını çizmeyi pek sevmem, fakat bu kitapta beni bunlara çeken bir şeyler oldu. Hiç umudu olmayan bir hayatı kısa sürede aydınlığa taşıyan Tarlakuşu'nun hikayesi bir kez daha Dazai'nin kalemine hayran kalmamı sağladı. Beni etkileyen birkaç alıntıyı paylaşmak isterim; "Kaygı, toplanan kara bulutlar gibi yüreğimin derinliklerine yapışıp orada kaldı. Bu şekilde yaşamaya devam edersem gelecekte nasıl biri olacağımı merak ediyorum." "Hiçbir yol yokmuş gibi sanki, hiçbir şey. Benim böyle umarsızca yaşamamın sadece insanları rahatsız ettiğini ve tamamen anlamsız olduğunu düşününce daha da katlanılmaz geliyor." "Benim yaşıyor olmam insanlara rahatsızlık veriyor. Ben lüzumsuz bir adamım, farkındalığı kadar acı veren bir düşünce yok." (s.11) "Ölümle bir arada yaşayanlar için bir çiçeğin gülümsemesi, ölüm-yaşam meselesinden daha çok yüreklerine işler. Şimdi bizler, tabiri caizse, hafif çiçek kokularına kapılıp ne olduğunu bilmediğimiz büyük bir gemiye bindirildik ve kendinizi onun göklerdeki rotasının insafına bırakarak ilerliyoruz." "Ölmenin ya da yaşamanın, bir insanın mutluluğuna ya da üzüntüsünü belirleyen kilit nokta olmadığını anlamaya başladım." (s.42) "Hiç bilmiyorum. Ama güneşe doğru büyüyorum." (s.142)
Alıntı
Gün içinde binlerce düşünce geçiyor aklımdan, bunların ne kadarı olumlu ne kadarı olumsuz? Gül bahçesini mi çekiyorum kendime, dikenliği mi?
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"En kusursuz adaletin insanın vicdanı olduğunu söylerler yani insan yalan söyleyip birini kandırabilir ya da konuşması gerekirken susabilir ama asla kendini kandıramaz."
Alıntı
"Bir anlık mutluluklar değil mi, yaşamı bunca güzel bunca yaşanılası kılan..."
Alıntı
Kazdığınız ihanet çukurlarına gömüleceksiniz.
Alıntı
Müminin her hali olgunlaşma, her hali ibadettir. Anne, çocuğu büyütüp olgunlaştırdığını sanır, oysa çocuk anneyi kemale erdirir. Yaratılan hiçbir şeyde boşluk yoktur. Hikmet vardır. Çocuğun ağlaması da bunlardan biridir. Sünnet noktasından bakılınca çocuğun ağlamasında bile tevhid sırrının ardından uhrevi aydınlık görünür. O ağlama ne çocuk ne de anne için boşunadır. Çocuk ağlayarak annesinin kendisiyle ilgilenmesini sağlamışır. Belki de ilgi çekmek için ağlamıştır. Sebep ne olursa olsun sonuç hikmettir. Anne de çocuğunu sabırla teskin ederek rahmeti çekmektedir.
Alıntı