8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:11
Savaşın, zulmün ve acının gölgesinde bir hayat hikayesi. Aslında bu bir milletin özeti. Sade ve güzel bir dille yazılmış. Acılar dramatize edilmemiş neyse o anlatılmış. Kitapta aşırı derece dinler arası diyalog konusu işlenmiş. Bu biraz can sıkıcı. Birde meşru müdafa hakkını savunan Hamas hareketine aşırlık yaftası yapıştırılmış. Kitap filistin mücadelesini anlatıyor. İslami bakış açısından değil de biraz daha farklı ele almış filistin meselesini. Ama okunur öneriyorum. Keyifli Okumalar :-)
Alıntı
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025192 okunma
Bir Bardak Kahve Mi İçsem, *ntihar mı Etsem ?
Puan vermedi·110 syf.··
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 02:48
Delirmek mi hayır tam olarak değil. varolabilmeyi küçümsemek, bir doğum sancısının dayanılmaz çilesinin edebi hali ve çivisi çıkmış bu dünyayı yaşanılacak bir yer olarak görememenin 100 sayfaya sıkıştırılmış çığlığı. 2. Dünya savaşından sonra bir insan profili çizmeye kalksak sanırım postmodern dünyanın yaşamla bağı kalmamış insanını kalemimiz tuttuğunca Camus gibi anlatmaya çalışırdık ancak Camus kadar çıplak, iç organlarımıza kadar kimse göremezdi.. Yaşamda tutunacak bir değer, sarılabilecek bir varlık kalmamıştı, annemiz bile yabancılaşmıştı, hiçbir acı ve hiçbir keder bizi yerimizden kıpraştırmaya gücü yetmezdi, hayat zaten mutlu olunacak bir yerde değildi.. neredeyse hepimiz yalnızca “çalışmak için yaşıyorduk ? Bize vaaz edilen şekliyle dünya çile keş bir cehennemdi. Evet, Yabancılaşan insan için dünya bir cehennemdir. ve sözcüklerin arasındaki anlam farkı bile kaybolmuştu. Ölüm , yaşam kadar olağan ve doğum küçümsenen bir eylem halini almıştı. Devlet, aile ve tanrı… tarihsel süreçlerde icat ettiğimiz, kutsaliyetini göklere taşıdığımız tüm o putlar, değerler yıkılmış, toprağın altına gömülmekle, yeryüzünde yaşıyor olabilmenin arasındaki fark tamamen silikleşmişti. Tüm istemcimizin dışında varlık halini bulduğumuz anlamı kalmayan yaşamın ağırlığı altında çürümüştük belkide.. Bir bardak kahve içmekle, bir iple kendini asmak arasında fark bulamayan insanın hayat gibi bir kutsalı olabilir miydi ? Camus’un tüm sorgulaması da aslına bakarsınız burada başlar. Camus bu kitabı kendi zihin dünyası üzerinde yazmamıştır çünkü: hiçliğin kendisi bile bir anlamı ifade edecek biçimdedir. Hayat hala sorgulanacak bir şeyse onun için yaşamda devam etmelidir . Yaşamaya dair umudunuzu diri tutun :)
Alıntı
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·100 syf.·
2026 38. kitabı
Herhalde en az alıntı yaptığım eser oldu bu kitap. incelediğimde, toplumcu gerçekçi çizgisine rağmen metnin beni pek sarmadığını ve beklentimi karşılamadığını gördüm. Roman, cezaevi sefaletini ve paranın insanı bozma hikayesini ne yazık ki çok çiğ ve ajitatif bir dille önümüze koymuş. Bence kitabın en zayıf tarafı, karakterlerin derinlikten uzak olması ve sürekli aynı karamsar tabloyu çizmesi. Sonuç olarak benim gözümde edebi derinlikten ziyade sadece sefalet tasvirine odaklanan ve abartıldığı kadar güçlü bulmadım. Tabii bu benim incelemem sizler neler düşünüyorsunuz bilmem. Keyifli okumalar
Alıntı
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
9/10
·320 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:51
Bir gün, her zamanki sabah koşunuzdan eve dönüyorsunuz ve birdenbire siz, siz olmaktan çıkıyorsunuz… İşte bu kitap tam olarak böyle bir kâbusun içine sürüklüyor sizi. Eden, her zamanki sabah koşusundan döndüğünde anahtarı evin kapısını açmıyor. Kapıyı açan kişi ise kendisine çok benzeyen bir kadın. Daha da sarsıcı olanı, kocasının bu kadını karısı olarak tanıtması. Peki Eden gerçekten akıl sağlığını mı kaybediyor, yoksa biri onun hayatını elinden almaya mı çalışıyor? Tam bu noktada Birdy’nin hikâyesi devreye giriyor. Köpeğiyle sakin bir hayat süren Birdy, ciddi bir hastalıkla mücadele ederken kendisine kalan beklenmedik bir miras sayesinde geçmişin kapılarını aralamak zorunda kalıyor. İki farklı hikâye, birbirine ustalıkla bağlanan sırlar ve son sayfaya kadar düşmeyen bir tempo… Kim doğruyu söylüyor? Kim yalan söylüyor? Ve en önemlisi, gerçekte ne yaşandı? Yazarın akıcı kalemi ve başarılı kurgusu sayesinde kitap elinizden düşmüyor. Özellikle son bölümlerde ardı ardına gelen ters köşeler beni fazlasıyla etkiledi. Okurken sürekli bir film izliyormuş hissine kapıldım. Hatta sinemaya uyarlansa büyük ilgi göreceğini düşünüyorum. Polisiye ve psikolojik gerilim seviyorsanız bu kitap tam size göre. Gizemini son ana kadar koruyan, merak duygusunu hiç kaybetmeyen sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor. Güçlü konusu, yüksek temposu ve merak duygusunu sürekli canlı tutan kurgusuyla son dönemde okuduğum en başarılı gerilim romanlarından biri oldu. Küçük bir uyarı: Polisiye ve gerilim türüne çok alışık değilseniz, bazı bölümler ilk başta biraz karmaşık gelebilir. Şimdiden keyifli okumalar. Alice Feeney Kocamın Karısı
Alıntı
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026120 okunma
6/10
·191 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:46
Sardalye Sokağı, John Steinbeck 192 Sayfa, Sel Yayıncılık Sardalye Sokağı’nda yaşayan her bir birey kendine özgüdür. Ortak tek yönleri ise yaşam zorluğu çekmeleri, kazançlarını kolay kazanmamalarıdır. 1930lu yılların Amerika’sında konserveciliğin çok yaygın olduğu bir dönemi bir sokak üzerinden anlatır yazar bizlere. Direk ekonomiden, sosyal hayattan moda mod bahsetmez. Bize bunları karakterler üzerinden anlatmaya çalışır. Türlü meslek grupları peydah olmuştur bu sokakta. Sanatçılar, bilimle uğraşmaya çalışanlar, işçiler, fahişeler ve pek tabii aylak takımları da yer alır. Özellikle Mack ve tayfası üzerinden sokağı ve dönemin portresini bize çizmeye çalışır yazar. İyi niyet taşlarıyla döşenmiş yolların bazen iyiye çıkamayabileceğini göstermeye çalışmıştır. Alışılmışın dışında bir roman kaleme almış John Steinbeck. Roman kategorisinde görünse de farklı bir tür gibi. Sanki deneme ya da öykü okuyormuşuz gibi. Rahat okunan bir kitap. Her bölümde farklı bir karakteri tanıyoruz ve Sardalye Sokağı’na daha yakından bakma fırsatı yakalıyoruz. Hani bir bütünlük ararsanız tümünde kitabın, bulmakta zorlanabilirsiniz. Bütünden ziyade parçalara bakmayı tercih etmek kitaptan alacağınız keyifi artıracaktır diye düşünüyorum. Benim beklediğim gibi bir okuma deneyimi oluşmadı. Bunun sebebi yazarın birbirinden güzel dört romanını okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Gölgesinde kaldı bu kitap ne yazık ki. Büyük beklentilerle başlamamak lazım hiçbir kitaba. Bunu da tekrar deneyimlemiş oldum diyebilirim. Okuma grubumuzla okuduğumuz sezonun son kitabıydı. Toplantısına katılmamış olsam da tatlı grup arkadaşlarım güzel kıyafet kombinleri ve yorumlarıyla hakkını vermişler kesinlikle. Kuşlar öyle söyledi :) Meraklılarına keyifli okumalar dilerim efendim. Sevgiler #alıntı ”Erkekler bir kadının
Edebiyat
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,163 okunma
8/10
·208 syf.··
2026 50. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 20:37
"Evlat edinilmiş olduğunu öğrenen, evinden ve misafir edildiği rehabilitasyon kliniginden kaçan, tecavüze ugrayan, sokaklarda tesadüfen tanıştıgı bir kızın otel odasında bırakıp terk ettiği her çocuk gibi Zargana'nın da elinden ağlamak geliyordu"Sağlıklı bir ortamda büyümeyen birinin yaptıkları,yapacakları herkesin kanını dondurabilir.Zira Zargana'nın Koma'nın ve Zo'nun yaptıkları tam olarak bu.Günday bu eserinde de yine klasını konuşturmuş ve ortaya dikkate değer kesinlikle okunması gereken bir roman ortaya çıkarmış.
Alıntı
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma