Hira

Hira
@alisamadim
Sanrılar sardılar
Ey gönül haresi keder, insan kendinden ne kadar uzağa gider.
Öyle İşte
Hira isimli okura yanıt verildi
Hira
Bu aralar çok mu konuşmak istiyorum? Çok konuşmak ve çokça gebermek istiyorum. Sanki her gün ölü gibi yaşayan ben değilmişim de gebermeyi diliyorum. Ansızın kafamda beliren sözler ve anlar var. Çok ani yaşanan olaylar çok ani beliriyor kafamda. Yaşandığında yutkunmakta zorluk çektiğim gibi hatırlandığında da yutkunmakta zorluk çekiyorum. Tanrım ben her gün ölecek miyim yoksa bir gecede bitecek mi bu ömür? Ben bir sığınak bulabilecek miyim yoksa yine kalabalık içinde yalnızlık çekip sadece sana mı sığınacağım? Sana olan güvenim eşsiz ama nereye kadar avutacağım kendimi. Bunu konuşmak için erken mi yoksa bu gece ölecek miyim? Çok mu geç kaldım yoksa bu gece ölecek miyim? Bu boktan kafam ruhumu daha nasıl çürütmeyi düşünüyor? Bu adam hâlâ nasıl yüzsüz gibi bana bakıp gülümsüyor ve nasıl hâlâ nasıl olduğumu soruyor? O şerefsiz nasıl arzu dolu bakıyor gözlerime ve nasıl bana dokunabileceğini sanıyor? Canım bildiğim neden yanağımı okşamak yerine vurmayı seçiyor? İki dakika önce sevdiğim kedi nasıl gözümün önünde can veriyor? Yazdığım her şey nasıl olur da dakikalarca kafamda canlanır ve beş dakikalık yazıyı yarım saate uzatır? Ben nasıl bu kadar korkak olabiliyorum da bir insanın zarar görüşünü uzaktan izliyorum? Ben neden hâlâ susuyor ve yaşıyorum?
Reklam
Ey gönül haresi keder, insan kendinden ne kadar uzağa gider.
Öyle İşte
Hira
Sezen Aksu - Her Şeyi Yak
Ey gönül haresi keder, insan kendinden ne kadar uzağa gider.
Öyle İşte
Hira isimli okura yanıt verildi
Hira
Kaçtığım şeyler arkamdan geliyor. Ürkek adımlarla uzaklaşmaya çalışıyorum fakat oraya ait gibi hissettiğim için bu zor oluyor. Her adımım da yanımda olacağını söyleyen kişi ilk adımımdan sonra gözlerimin önünden kayboluyor. Zarar görmemek için geri adım attığım şeyler ayaklarıma yapışıyor ve peşimi bırakmıyor. Ayaklarıma yapışan şeyler vücudumun her yanını sarmaya başlıyor. Şimdiden her yerimin morarmaya başladığını hissediyorum. Bu şeyler boynumu da sarıyor ve nefesimi kesiyor. Sanki bana kaçmanın imkansız olduğunu söylüyor. Tam öleceğimi düşündüğüm sırada vücudumda bir gevşeme hissediyorum. Bu şeyler bana kaçmanın imkansız olduğu gibi kalmanın daha imkansız olduğunu söylüyor. Soluklarımı düzene sokmam baya zamanımı alıyor ama bir şekilde bunu başarıyorum. Ne olduğunu anlayamayan gözlerle etrafa bakıyorum fakat kimseyi göremiyorum. Etraf aydınlık ama içim karanlık. Aydınlığa rağmen her şey çok karanlık ve karmaşık. Beni anlar sandığım anlamıyor. Bana , ona ulaşmam için bir yol söylüyor ve beni o yola mecbur bırakıyor fakat bilmediği bir şey var o yolu gitmektense onsuz yaşamayı tercih ederim. Benimle mutlu olacağını söylüyor ama önce beni sınıyor. Onun sınavlarının beni huzursuz edeceğini bilmiyor olabilir ama sınavları geçmezsem bensizliği umursamayacağını belli ediyor. Benim ne hissettiğimi bilmiyor ve bilmek istemiyor. Sadece korkak olduğumu söylüyor ve her şeyi korkaklığıma yoruyor. Benim bu sınavı kazanmayacağımı da kaybetmeyeceğimi de bilmiyor. Beni sınayamayacağını bilmiyor.