Artık ağlarken titrer olmuştu. Tüm vücudu ağlamaktan
kaskatı olana kadar, masanın önünde halıya kıvrılmış halde ağladı.
Tüm zihni çöl fırtınasına yakalanmış bedevinin, kurtulma
ümidiyle çırpınışını andırıyordu. Ayaklarını karnına çekerek
kollarıyla sımsıkı kavradı. Dünyada hiçbir şeyin ona dokunmasına
tahammülü yoktu. Bir müddet bu şekilde kaldıktan sonra,
sürünerek odasına doğru ilerledi. Birkaç gündür zorlukla yediği
her yemekten sonra midesi bulandığı gibi şimdi de bulanıyordu.
Yatağına güçlükle ulaştıktan sonra kasılan vücudu daha fazla bu
yüke dayanamadı ve tüm sinirleri boşaldı. Hıçkırıkları ve sessiz
çığlıkları, ruhunda yankılanıyordu.