Özerklik olmazsa:
Aşırı koruyucu ve aşırı baskıcı tutumlar çocukta özerkliği engelleyebilir. Yapabileceği şeyler bile anne babası tarafından yapılan çocuklar bağımsızlaşmakta zorlanır. Anne babası olmadan hiçbir şey yapamayacağını zanneder. Aynı zamanda bencilleşir. Aynı konforun sürekliliğini arar. En ufak bir aksama öfke nöbetlerine yol açabilir. Engellenmeye karşı toleransı zayıftır. İstekleri daha istemeden karşılandığı için, beklemeyi sevmez. Hazzı erteleyemez. 'Hemen şimdi istiyorum', hayatına hakim duygudur. Bencillik ön plandadır. Çevresindeki diğer kişileri ve onların ihtiyaçlarını algılamakta zorlanabilir. Öncelik kendindedir.
İnsanı öfkelendiren temel etken nedir
İnsanı çaresiz bırakırsanız yapacağı şey öfke ile kendisi ifade etmek olacak.Bundan dolayı karşımızdaki insanları çaresiz bırakmamalıyız.
Reklam
Herhangi bir tartışma sırasında olanlar olduğundan daha büyük gösterilir ve olduğundan daha küçük bir şey bile büyütür büyütür büyütür ve büyütür ve büyütür kavgayı yine oraya getirirsiniz bir tartışma sırasında hiç düşünmeden ne kadar aptalsın sen diyerek ağzınızdan çıkan o cümleler kendi düşünceleriniz asla değildir siz o an olayları büyütüyor
Onlara zaman ve biraz huzur verdiğinizde, insanların çoğu zekâlarını kullanabiliyordu. İnsanların sürekli korku ya da öfke içinde olmadığı bir dünya verdiğinizde.
Öfke türleri içerisinde dünyanın en yıkıcı, en katlanılmaz öfkelerinden bir tanesidir narsissitik incinmeye dayalı öfke
Sayfa 27
Duygularımız içimizdeki rehberin elçileridir. Öfke, hüzün, telaş, mutluluk, hayal kırıklığı, özlem; hepsi birer elçidir ve bize önemli mesajlar vermeye çalışmaktadırlar.
Sayfa 123 - Kronik Kitap YayınlarıKitabı okuyor
Reklam
İyi niyetinin çabucak kaybolduğunu bilmeliyim.
Şimdi ben yalnızım. İstanbul yalnız. Konyaaltı yalnız. Sevgi, yoksul. Öfke, aptal. Merhamet, kimsesiz. Şimdi hepimiz, elimizde bir ölü dünya, koşa koşa bütün iyilikleri unutmaya çalışıyoruz.
Duyguların da yaşadıklarının reaksiyonudur.
Eğer ki öfke hissediyorsan öfken sana bir uyarı veriyordur, bir sorun var bunu çöz diyordur, endişe hissediyorsan kendini koruman ve önlem alman gereken bir durum var mı diye soruyordur. Elin ateşe değerse canın yanacaktır. Çünkü canın yanmasaydı ateşten korunman gerektiğini öğrenemezdin. Duyguların da yaşadıklarının reaksiyonudur. Duygularını yargılamak yerine onların ne demek istediğini dikkate alman senin kılavuzun olacaktır.
Destek YayınlarıKitabı okuyor
144 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
Bilinç Dışı Öyküler - Sulu Boya
Bir öykü kitabı düşünün ki yazarımızın dediği gibi ; " İstediğin kadar gerçek , istemediğin kadar hayal ..." olsun. Bu eserde içerindeki öykülerde yaşanmışlık söz konusu . Bazı öyküler derinden üzerken , bazıları sorgulayıp , hayatın acımasızlığını, çaresizliğini , umudun kaybettiğin dönemleri yansıtmış . Muharrem ile ailenin önemini , kurulan yuvanın temelleri bozuk olsa da ayakta tutmaya çalışmayı hatta yaşanılan mide bulandırıcı olayları ört bas edip , sineye çekmeyi üzülerek okudum. Doğduğu zaman ismi kaderi gibi üzerine yapışması ve bir ömür boyu bu vebal ile yaşamaya çalışmak Muharrem için çok zor bir durum . Her öykünün yaşanmışlık yönü var dedim ki hayattan kesitler sunmuş bize yazarımız . Aldatılan kadının öfkesini , en yakın arkadaşa yapılan ihanet , anne babaya karşı öfke , saygısızlık. Hiç bilmediği bir şehirde okumak , çalışmak , mücadele vermek . Anne babanın evlat ayrımını. Yalnızlık... Kırık kalbin sesini , sevginin özelini bir nevi yaşarken başımıza gelebilen her önemli olayı öyküye dönüştürüp bizlere sunmuş . Okudukça hüzünlendim , hüzünlendikçe düşündüm. Bu durumu yaşanan insanlar nasıl ayakta duruyor hayret ettim . Ama şunu da unutmamak lazım ki her öykünün bir umutlu , mutlu , adaletli sonu oluyor . Göz yaşları ne kadar aksa da ders çıkarttığımız yönleri ile hayata tutunmak gerektiğini bu öyküler ile bir kez daha öğrenmiş oldum . Yazım dili sade ve akıcı , içerisinde 10 öykü bulunan ve sizi derinden etkileyecek bu güzel eseri okumanızı tavsiye ederim.
Bilinç Dışı Öyküler - Sulu Boya
Bilinç Dışı Öyküler - Sulu BoyaAslı Aktümen · Yediveren Yayınları · 2022114 okunma
Reklam
Zayıf olduğunu hissettiğin zamanlarda kendine acınası bir varlıkmış gibi davranmamalısın. Böyle olunca kendini güçsüzlüğünden kaçmak zorunda hissedersin, kendine öfke duymaya başlarsın ve içsel huzurundan uzaklaşır kendine yabancılaşırsın.
Destek YayınlarıKitabı okuyor
Sokrat şöyle der: Fırtınaya tutulan, dalgalarla sallanan ve dağlar gibi büyük dalgalara kapılan geminin kurtulma ümidi, öfkelenmiş ve kızmış insanınkinden daha fazladır.Zira bu durumdaki geminin tayfaları , onu kurtarmak için çeşitli yollara başvururlar.Öfke ile tutuşan nefsin ise hiçbir yardımcısı yoktur.Ona verilen öğüt ve öfkesine karşı söylenen yatıştırıcı sözlerle onu akla uymaya çağırma ,yanan ateşe atılan odun gibi alevini artırır.
İlk tanıştığımızdaki gibi bir yoğunlukla bana baktı ama daha önce öfke sandığım şeyin korku olduğunu artık biliyorum. "Benden korkuyor musun?" diye fısıldadım. "Sihrimden?" "Senden korkmuyorum," dedi dudaklarıma bakarken. "Bana hissettirdiklerinden korkuyorum."
"İncinme değil bu Öfke değil Ah! değil. Ötesi... çok ötesi. Tam bir yürek çöküntüsü Ruhun taşa dönmesi Aklın büyük yalnızlığı. İnsana olan inancını yitirme!"
Şükrü Erbaş
Şükrü Erbaş
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.