Bir insan konuşmaktan, dinlemekten ve anlaşılmaya çalışmaktan ısrarla kaçıyorsa, bu durum bir yetenek eksikliği değil, bir sorumluluk reddidir. Çünkü sessizlik her zaman bir acizlik göstergesi değildir; bazen çaba harcamaya değer bulmamanın en konforlu yoludurNiyeti yürümek olan birinin tökezlemesine sabredilir ama yerinden kıpırdamak istemeyeni sırtınızda taşıyamazsınız
Güneş sözlüğünden Raşel
Bütün karanlıklara dama
Giyindiği bişey değil
Soyunduğu bir dal basma
Harf atıyor yukarlardan
Kelebek gözlüklü bir tanrı
Raşel ki bir kutsal yalan
Yalanlıyor kitapları
Oyy bu çaylak yuvası evren
Uçurmuş Raşellerini
Çalan onlardı göğüslerinden
Erkeklerin al mendillerini
Yeruşalim değil bu ülke
İki su omuzlarından aşk
Damlaya damlaya bu öfke
Akkuğulu göl olacak.
Can Yücel
Mühürledim seni kalbime
Kurşunlar işlemez ciğerime
Zincirledim seni kalbime
Anahtarları yok denizlerde
Şeytan diyor ki tövbeler etmeli
Uğrunda 100 kere 1000 kere ölmeli
Cehennemde bile zulm etsende
Yok yok
Bir seni sevmeli...
Nazan öncel
Zola 1890'da yazdı ama 2026'da da tokat gibi.
"Hayvanlaşan İnsanlar" medeniyet masalını yırtıp atıyor. Makinist Jacques dürüst, çalışkan, sessiz... Ta ki kan görünceye kadar. Zola diyor ki: Teknoloji ilerledi, tren yaptık, şehir kurduk. Ama içimizdeki mağara adamını öldüremedik. Sadece üstünü kapattık.
Kitabın kalbi şu: Kontrol sandığımız şey bir yanılsama. Jacques trenin dümeninde ama kendi öfkesinin dümeninde değil. Dededen kalma öfke, atadan gelen karanlık. Hız arttıkça o da artıyor.
En ürpertici yer? Severine'le vagonda susmaları. Cinayetten sonra konuşmuyorlar. Sadece rayların "takır takır" sesi. O sessizlikte hepimiz varız. Gece 3'te "ya ben de yaparsam?" diye sorduğun an işte.
Son sahne: Raydan çıkan tren. Zola'nın final tokadı. Suçlu sadece Jacques değil. Çürüyen sistem, çürüyen insan. 150 yıl geçti, değişen ne?
Kitap bittiğinde aynaya bakıyorsun. Trafikte küfür edince, kıskançlıkta gözün dönünce... Meğer hepimizde o "bête" varmış. Farkımız sadece kafese koyup koymamız.
Zola sormuyor, fısıldıyor: Sen medeni misin, yoksa iyi saklıyor musun?
Sen okudun mu? Hangi sahne seni çarptı?