"Birisi sana zarar verdiği an, iyilikle ya da kötülükle ilgili sahip olduğu hangi düşünce şeklinin onu sana zarar vermeye teşvik ettiğini düşün. Çünkü bunu yaptığında ona acımaya başlayacaksın. Ne şaşıracaksın ne de öfke duyacaksın..."
Hayata Dair
İntikamın Anahtarı
Seni buraya tıkanlardan öcünü almak istiyorsun değil mi? Kesinlikle, dedi Lloyd dehşetini bir anlığına unutarak. Yerini aç, yoğun bir öfke almıştı. Sadece o insanlardan değil, onlara aynı şeyleri yapan diğerlerinden de, dedi Flagg. Bu tip insanlar var, değil mi? Onlara göre senin gibiler çöplükten ibaret. Çünkü kendilerini çok yukarıda görüyorlar. Senin gibilerin yaşam hakkı olduğunu düşünmüyorlar. Öyle, dedi Lloyd. İçindeki şiddetli açlık, yerini başka türlü bir açlığa bırakmıştı. Siyah taşım gümüş anahtara dönüşmesi gibi o da değişmişti. Bu adam, içindeki tüm karmaşık duyguları basit birkaç cümleyle özetleyivermişti. İntikamını almak istediği kişi sadece gardiyan değildi — bak sen, ukala bok, ne var pislik, söyleyecek ukalaca bir laf bulamadın mı? çünkü asıl hedef o değildi. ANAHTAR’ a sahipti, evet ama ANAHTAR’ ı yapan o değildi. Ona bir başkası vermişti. Herhalde hapishane müdürü vermişti ama ANAHTAR’ ı yapan o da değildi. Lloyd yapanları, yaratıcıları bulmak istiyordu. Grip onlara dokunamamıştı muhtemelen ama Lloyd’ un onlarla görülecek işi vardı. Ah evet, iyi bir iş.
Sayfa 396 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Bilgi meyvesini yiyince utanmanın, sevabın ve günahın, cisimlerin, isim ve rakamların bilgisine sahip olduk. Nefretin, kinin, öfke ve kıskançlığın ve tüm bunların yanında özlemin, şefkatin, namusun, sevmenin ve en önemlisi de aşkın bilgisine vâkıf olduk. İyinin ve kötünün, siyahın ve beyazın, aşağının ve yukarının bilgisine sahip kılındık. Cennet ve cehennemin ne olduğunu kavradık. Nereden nereye getirildiğimiz ve tüm bunları neden yaşadığımızın bilgisine sahip olduk. Peki tüm bunları neden yaşıyoruz? Ölümsüzlük otunu bulamadık mı gerçekten? Bize her türlü iyiliği yapan ey kutsal yılan ölümsüzlüğün yolundan ayırdın mı bizi gerçekten? Ayrı mı koydun bizi sonsuzluğun yolundan? Sen ki bilginsin ve ölümsüzsün, sakladın mı bizden hakkımızı? Pay etmedin mi bizlere hakkımız olanı? Etmez olur mu hiç? Allah’ın adaletinden kim dışarı çıkabilmiş ki yılan çıksın? Kim ondan habersiz bir iş çevirebilmiş ki yılan da çevirsin? Varsa yılanın yaptığı bir oyun, vardır bu oyunda da bir hayır. Verildiyse ona bir izin bu izin de bütünün hayrınadır. Tüm bunların sebebi bizi yine kendisine yaklaştırmak için bir yol kısaltmasıdır. Bir özlem ve sevgi göstergesidir.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
"Öfke içinden akıp gittiğinde geriye sadece yıkım kalır."
Sayfa 234·Kitabı okudu
"Ve sanırım ikimiz de bazen üzgün olabiliyoruz çünkü bir şeylerin eksik olduğunu hissediyoruz."
Sayfa 252·Kitabı okudu
Hükümdar bir anlık öfkeyle ordusunu savaşa yollamamalı, komutan da öfke anının sıcaklığı ile savaşa girmemelidir; avantaj sağlanacaksa harekete geçmeli, avantaj yoksa durmalıdır. Bir anlık öfke zamanla yerini mutluluğa bırakır,öfkenin sıcaklığı ise zamanla geçer; ancak bir ülke yok olursa geri dönüşü yoktur ve savaşta ölenleri de kimse geri getiremez. Bu nedenle akıllı hükümdar sağduyulu, iyi bir komutan ise dikkatli olmalıdır, işte bu ülkeyi ve orduyu korumanın yoludur.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Reklam
Reklam