Tarzı farklı bir kitap incelemesi ile sizinleyim
Farkı ne derseniz tamamen adında gizli Ankara da yaşayan Umut sürekli gördüğü bir rüyanın hayatında nelere sebep olabileceğini hatta aslında ne olduğunu öğrenmesine neden olacağını bilseydi neler yapardı.
Oyunda tanıştığı arkadaşı Leo'nun onu bir gemi gezisine davet etmesiyle başlayan serüveni onu önce İzmir e sonra Fransa'ya en son olarak da Romanya'ya gitmesiyle son buluyor.
Sahi gördüğümüz rüyalar bize bir işaretse geçmişten gelen birinin bizimle irtibata geçme çabasıysa ne olurdu?
Ya da bilim adına öğrendiklerimiz ve bildiklerimiz dışında yapılan çalışmaları öğrenseydik ,öğrendiklerimiz bizi delirtmez miydi?
Ama en çok beni bu hikaye de benim de bir türlü bırakamadığım sigarayı bıraktırma seansı etkiledi bulsam bende böyle bir yer yaptırırım eminim ki ..
Son olarak şunu belirtmek isterim ki bu kitap beni okudukça içine çekti o yüzden sevgili yazarımız
Bilgin Soyuak çok ama çok teşekkür ederim. Böyle güzel bir kitabı bizlerle buluşturduğu için.
Fırat'ın hayatını okuduğum seri olan bu kitabı okurken o kadar keyfi aldım ki bunu tarif edemem ama alıp okumanızı tavsiye edebilirim.
Yazar Güneydoğu hayatını anlatmış çekilen çileleri pkkyı,
Adolf Hitler ya da Fühler ( her ne zıkkımsa ) saplantılı manyak bir psikopat ona uyan onunla hareket eden herkes gibi..
Kitapla ilgili bir kaç bilgi vermek istiyorum öncelikle
Bu kitap bildiğim kadarıyla bir Türk tarafından kurgu olarak yazılan ilk roman , tarihin belki de en vahşice işlenen soykırımı budur bilemiyorum . Yazar o dönemi ciddi bir araştırma içine girerek yazmıştır. Konu bir kurgu olsa da içinde yazdığı İsimler yerler gerçek bunu bilerek kitabı okuyun ...
Kitabın incelemesine geçersek kitabı okurken Yahudi halkıyla empati yapmak bile istemedim. Bunu bir insan olarak kaldıramadım ,düşüncesi bile tüylerimi diken diken yaptı.
Simon bir Yahudi çocuk ülkesinde rahat , mutlu ve huzurlu ailesi ile yaşarken ari ırk denilen bir manyaklığın içinde kalmıştır. Babası annesi ve küçük kardeşi ile evlerinden zorla koparılmış, aç bırakılmış , türlü işkencelere maruz kalmış küçücük bir çocuk...
Hadi biraz empati yapalım (zor olacak biliyorum ama ) buz gibi bir meydan da küçük kardeşinizin kollarınız da ölmesini görmek ya da annenizi babanızı kaybetmek, bunlar mı sadece derseniz kampta ölüme gönderilen insanların etlerinin üstüne düşmesi açlıktan hayatta yapılmayacak şeyleri yapmak , sırf öldürmek yok etmek için türlü türlü şekilde ölüme gidenleri görmek ve aklını kaybetmemek çok zor bir çocuk için de büyük bir insan içinde :((
Zafer Değirmenci ye uğraşları için yazdığı her satır için kendi adıma çok teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kalın kitaplarla kalın