‎ لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ‎Dinde zorlama yoktur. Rüşd/Hak, batıldan (kesin bir biçimde) ayrılmıştır. Her kim (reddetmek, tekfir etmek, teberrî etmek suretiyle) tağutu inkâr eder ve Allah’a iman ederse kopması olmayan sapasağlam kulp (olan Kelime-i Tevhid’e) tutunmuş (ve İslam dinine girmiş) olur. Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.‎ ‎(2/Bakara, 256) ────────────── 📝 Dipnot: İslam’ın kopmaz kulpu Kelime-i Tevhid’dir. Kişinin Kelime-i Tevhid’in ehlinden olması ve söylediği Lailaheillallah’ın kendisine fayda sağlaması için iki şart zikredilmiştir: Tağutu inkâr ve Allah’a (cc) iman. Tağut, Kur’âni bir kavram olup Kur’ân’da sekiz farklı ayette geçmektedir. İslam’ın en önemli kavramlarından olan tağutu reddetmek, tüm peygamberlerin ortak gündemidir. (bk. 16/Nahl, 36) *Kur’ân’a Göre Tağut:* - Kur’ân’ın ölçüleri dışında ölçüler koyarak insanları vahyin aydınlığından küfrün karanlıklarına götüren geleneksel, dinî ya da siyasi bilgi kaynağıdır. (2/Bakara, 257) - Putlaştırılan, uğruna yaşanıp ölünen, dostluk ve düşmanlığın kendisine göre belirlendiği, meşruiyetini Allah’tan almayan değerler ve takip edilen yollardır. (4/Nisâ, 76) - Allah’ın yasalarına muhalif kanunlar yapan ve insanları buna davet eden şahıslar, kurumlar ve bunların koyduğu yasalardır. (4/Nisâ, 60) - Allah’ın dışında ibadet edilen; Allah gibi sevilen, korkulan, gönülden itaat edilen canlı cansız varlıklardır. (39/Zümer, 17) Tağutları reddetmeyen her insan, Allah’a iman ettiğini iddia etse de tağuta iman etmiş, ona kul olmuş ve Allah’ı inkâr etmiştir. (bk. 4/Nisâ, 51; 5/Mâide,
Din
Allah cc
Zenginlerli vermekle Fakirleri de sabırla imtihan eder ..
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendini kınayan nefse yemin ederim. ​Kıyame suresinin 2. ayeti insanın içindeki en derin sesi anlatır. Dışarıdan değil, içeriden konuşan bir ses, kendini kınayan, pişman olan bir ses. ​Nefs-i levvâme, pişman olan yani kendini kınayan nefs. Kur'an'da kıymetli olan şeylerin üzerine yemin edilir ki, kıymetleri anlaşılsın. Nefsi Levvame de bu kadar kıymetlidir. Bir farkındalıktır, geri dönüştür. İnsan bazen bir şey yapar. ​Kimse görmez, kimse bilmez. Ama içinde bir şey konuşur: “Bu doğru değildi” “Bunu yapmamalıydın” “Daha iyisini yapabilirdin” “Bu yakışmadı sana” ​İşte bu ses, nefs-i levvâme’dir. Bu nefs hata yapar ama fark eder, düşer ama rahatsız olur, yanlışı savunmaz, içten içe doğruyu kabul eder. Burada Allah cc sanki insana şöyle der: ​“İçinde seni rahatsız eden o sesi hafife alma.” Çünkü o ses, senin hâlâ ölmediğinin işaretidir. ​İnsan iki şekilde kaybolur: Ya yanlış yaparak, ya da yanlışı doğru sanarak. İkinci durum daha tehlikelidir. Çünkü artık insan hatasını bile göremez. Ama nefs-i levvâme varsa, insan hâlâ kurtulabilir. Çünkü utanıyorsa, içten içe sıkılıyorsa, “Ben ne yapıyorum?” diyorsa kalp daha hastadır ama hâlâ canlıdır. ​Bu yüzden bu ayet çok derin bir hakikati fısıldar: İçindeki huzursuzluk bir problem değildir, bir rahmettir. Çünkü o huzursuzluk seni kendine getirir, seni durdurur, seni yüzleştirir, seni hakikate iter. Seni Allah’a doğru çeker. ​Ama burada ince bir tehlike vardır. Eğer insan bu sesi sürekli bastırırsa, bahaneler üretirse, kendini haklı çıkarırsa, erteledikçe ertelerse bir süre sonra o ses yavaş yavaş susar. Ve işte o zaman insan artık yanlış yaptığını bile hissedemez hale gelir. ​Ayetin özü şudur: İçinde seni eleştiren o sesi kaybetme. Çünkü o, seni Allah’a götüren son köprü olabilir....
Nefis affetmeyi sevmez ceza vermekten, azarlamaktan hoşlanır... Affeden kişi nefsini ayaklarının altına almış olur. Nefsini alçaltan ise Allah (cc) katında yücelir... Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur... Allah, affeden bir kulunun ancak şerefini artırır... Müslim, Birr, 69...✨
Şurasını unutmamak gerektir ki, Allah (CC) kimseye rastgele lütufta bulunmaz, sebepsiz ikramlar ihsan eylemez. Bir ilahi lütuf ve ikram var mı, mutlaka yapılan kıymetli hizmetler, gösterilen yüce fedakârlık ve sabırlar var ki Rabb'imiz onun zerresini zayi etmeksizin sahibinin lehine değerlendirmiş, karşılığını vermiştir. Yeni Aile İlmihali - 1
Şu aralar o kadar yoğun ve inişli çıkışlı yaşıyoruz hayatı,her şey değişiyor gelişiyor zaman geçiyor başlıyor bitiyor, sevinç içinde hüznde, sabır da tahammülde.. Allah cc yaptığımız işlerimzde bizleri muvaffak kılsın selamet versin..