• Dünya sevgisi nedir ki Allah sevgisi yanında?
  • Râbiatü'l-Adeviye Sultan'a sormuşlar,
    "Ya Rabia, Allah'ı bilir misin?", "Bilirim", demiş.
    "Onu sever misin?" demişler, "Severim'' demiş.
    "Peki İblis'i bilir misin? ", "Bilirim" demiş.
    "Ona düşman mısın?", "Hayır, değilim" demiş.
    "Nasıl olur" demişler. Rabia cevap vermiş,
    "Allah sevgisi kalbimi o kadar doldurdu ki, İblis'e düşmanlık edecek yer kalmadı", demiş.

    Rabia neden böyle söyledi, neden bu gerçeği vurguladı? Çünkü Rabia biliyor ki, bir gönül Allah ile dolu değilse, o gönüldeki boşluğu İblis doldurur.
  • Ben Şimdi cok üşüyorum.
    Sevgilim!
    Sana bir söz yazmiştim hatırlıyormusun şuydu; Ey Gönlüm Bir gün uçup gidersen ilk konaçağın yer sevdiğimin gönül kapısı olsun öyle bir kapatki o kapıyı ne sevdası nede Allah sevgisi üşütsün... Benim için o kapıyı kitle olurmu sevgilim, Benden başkası olmasin isterim orada, Seni cok özliyicem
    Seni seviyorum...
    H.Ç
  • Düşünce dediğimiz bizdeki gerçek harekete açılan bir yolun adı “iç gözlem”dir. îç gözlem demek, herşeyin onda aksettiği “küçük âlem” olan ruhî varlığımızın, büyük âlem olan kâinat içinde, kendi yatağını kazıcı bir nehir gibi akarak mukadderatına doğru ilerleyişinde ona ka­panmamız, kulak vermemiz, yine ondan örülmüş olan bütün dik­katimiz ve bütün inceliğimizle ona yaklaşmamız demektir.

    Işıklariyle ilk temasında genç ruhları hülyalara ve sevdalara garkeden, âleme dâhiler saçıcı medeniyetler yaratan, hayatımıza neşve, ru­humuza ideal aşkı getiren iç dünyamızdaki hareketler, hakikat sevgisi, Allah sevgisi, ahlâk sevgisi, sanat sevgisi diye adlandırı­lan huzur ve huşudan yapılma ibadetlerdir. Şimdi bunların her bi­rinin yerinde bir yalancı kibir barınıyor ve biz hastayız; itiraf ede­lim ki büyük küçük bütün neslimiz hastadır; hastalığını kendine bile itiraf edemiyecek kadar ümitsiz bir hasta. Hastalığımızı dinin yerine geçen ekenomi tedavi edemiyor. Bir nesil kendi varlığını arıyor. Mektebe giden mektepte, mabede giden mabette, servete giden servette, şöhrete giden şöhrette kendi şifasını bulamıyor ve bunun için ruhuna daha ziyade düşman, mukadderatına daha faz­la garazkâr olmakta devam ediyor. Niçin, nedir bu sefaletin sebe­bi”…

    Bunun sebebi iç dünyamızı kaybetmemizdir: îçgözlem terbi­yesini bırakarak hep kendi dışımızdaki eşyaya çevrilmemizdir:

    Benliğimizden çıkıp eşyada barınmamızdır: Böylece ruhi varlık ol­maktan çıkarak ekonomik varlık haline gelmek istememizdir.
  • Az ye.
    Az uyu.
    Az konuş.
    Cömert ol.
    Nefsine muhâlefet et.
    Tevâzu’lu, alçak gönüllü ol.
    Güler yüzlü ol.
    Dedikoduya karışma.
    Tefekkürü unutma.
    Mümkün olduğu kadar kimseden bir şey isteme.
    Kat’iyyen kimseyle münâkaşa etme.
    Kimsenin aybını görme ve araştırma.
    Zâhirin halk ile. bâtının Hakk ile olsun.
    Kim bir şey isterse vermeğe çalış.
    Tembellik etme.
    Zamanını boşa geçirme.
    Ana/Babana itaatkâr ol, onlara ‘öf’ bile deme. Onların mutlaka rızasını kazan.
    Peygamber Efendimizin sav’in sünnetine tam sarıl. Bilhassa unutulmuş sünnetlerin ihyâsına vesile ol..
    Örnek müslüman ol. Söylediklerini evleviyetle kendin tatbik et. [İmam-ı Âzâm hazretleri, köle satın alıp sonra onu âzât ettikten sonra, kürsüye çıkıp köle âzât etmenin faziletinden bahsetmiştir.]
    Kardeşlerine itirâz etme, münakaşa ve tartışmalardan uzak dur.
    Ruhsatlarla değil, azîmetle amel et.
    Muhakkak her gün Kur’ân-ı Kerîm’den bir bölüm oku.
    Dersini her gün muntazam yap.
    Tam edepli ol.
    Sabır dinin yarısıdır; unutma.
    Mekrûhlardan mutlaka kaç.
    Şek ve şüpheden uzak ol, sıdk ehli ol.
    Öleceğini bilsen yalan söyleme.
    İzinsiz başkasının evine veya odasına girme.
    Aceleci olma.
    Asabî olma.
    Sûizannı bırak.
    Hırsı bırak.
    Her şeyin sonunu tevekkül ile bekle, Kadere her zaman teslîm ve râzı ol.
    Müslümana karşı aman buğzetme.
    Benlik taşıma, mütevâzi ol.
    Eller yahşî, ben yaman, Eller buğday ben saman de ve öyle de ol.
    Maddi bakımdan kendinden aşağıda olanlara bakarak İlâhi taksimata tam gönül rızası ile râzı ol.
    Manevi yönden ise kendinden üstün olanlara bakarak, kendini daima eksik ve kusurlu gör. Böylece kibir ve ucb (kendini beğenme) kötü huyundan kendini korumuş olursun. Bir düşün! Senin bildiğin hakikatleri bir başkası bilseydi mutlaka senden çok daha fazla Allah’ın rızasını kazanacak ameller yapardı. Öyle düşün.
    Yaptığın ibadetlerine güvenme; Cennet’e yapılan ibadetler ile değil ancak Allah’ın rahmeti ile girilebileceğini bil. “Bir âbidin kendini âsiden üstün görmesi âsinin isyanından şediddir.” (Muhammed Mâsum Hz.) sözünü unutma..!
    “Elfâz-ı Küfür (söyleyeni küfre düşürüp dinden çıkaran ve nikahını düşürüp amellerini sıfırlayan sözler) bunları çok iyi bilip, bunlardan şiddetle kaçın.
    Nefsini dâimâ zemmet/kötüle.
    Duâ ederken mü’min kardeşlerini unutma. Gıyabında onlara da dua et.
    İnsanı iki büyük düşmanı olan,
    Nefs-i emmâre (insanı kötülüğe sürükleyen nefis) ve Şeytan’ın hilelerini çok iyi öğren. Onlardan sakın.
    Şeytâna fırsat verme; uyanık ol.
    Nefsine fırsat verme; kontrol et.
    Dilini zikrullahda dâim eyle.
    Evinden dışarı çıkınca nazar ber kadem eyle/ayak uçlarına bakarak yürü.
    Sadakayı unutma.
    Erken yat erken kalk.
    Akâid ve fıkıh öğren.
    Hadisleri öğren ve onlarla amel et/en az kırk tane. Unutulmuş sünnetleri ihyâ et.
    İlminle âmil ol / bildiklerini uygula.
    Devamlı istiğfâr ehli ol.
    Kimden bir nasîhat duysan, önce kendi ayıplarını düşün.
    Ehemmi (çok önemli olanı) mühimme (önemli olana) tercih et.
    Haktan uzaklaştıracak kötü arkadaşın bulunmasın; varsa terk et!
    Kibir, gurur, riya, ucb (kendini beğenme), hubb- u câh (makam sevgisi, şöhret arzusu ve benzeri kötü huylardan uzak dur..
    Sabah akşam murâkabeyi / iç kontrolü elden bırakma. Âhirette hesaba çekilmeden kendini hesaba çek.
    Gıybet nedir? İyi öğren ve gıybetten uzak dur. Dedikodu ve Nemime’den uzak dur. ” Nemmam (insanlar arasında söz taşıyan) (affedilmedikçe) Cennete giremez. ” Hadîs-i Şerifi’ni unutma.!
    Nemime’den uzak dur..Laf taşıma, kötülüğün yayılmasına sebep olma.!
    Namazın vaktinden evvel abdest al, ezan okunmadan câmide bulunmağa çalış. Daima abdestli olarak bulunmayı âdet hâline getir. Abdestli olarak uyu.
    Namazını Cemaat ile kıl.
    (Bakara.43)
    ‘Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız, oysa ki o, hakkınızda bir hayırdır. Olur ki bir şeyi seversiniz, oysa o, hakkınızda şerdir, kötülüktür. Siz bilemezsiniz Allah bilir.. ”
    (Bakara.216) mübarek ayeti rehberin olsun.
    Olana râzı ol, halinden şikayetçi olma. Senden çok kötü durumda olanları düşün. “Ayakkabım yok diye üzülüyordum, ayaksız insan gördüm.” sözünü unutma.!
    Allah’ı ve ölümü aklından çıkarma.
    Yaptığın iyilikleri ve sana yapılan kötülükleri unut!
    “İnsanlar uykudadır, Ölünce uyanırlar.” (H.Ş.) gerçeğini iyi düşün, ölümü unutma!
    Dünya da hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama, bir gün mutlaka âhirette Allah’ın cc. huzurunda teker-teker hesaba çekileceğini unutma.!
    “Ölmek felâket değil, öldükten sonra başa gelecekleri bilmemek felakettir.”
    (İmam-ı Rabbâni Hz.)
    Ölüm bizi uyandırmadan, sen bizi uyandır Allah’ım.!.”
    (İmam-ı Rabbâni Hz.)
    Dünyada pişmanlık fazilet, âhirette pişmanlık ise felâkettir. Amel yeri dünyadır, ne yapacaksan hemen yap! Erteleme. Dünyada sâdıklarla beraber ol.
  • Müslümanlar arasında coğrafî hatları, dil ve ırk ayrılıkları hesaba katmadan, Kelime-i Tevhid’in kendilerine verdiği ruhla bütün Müslümanlara kardeş şefkati ve sevgisi ile muamele eden, onlara, yolculara Allah ve Resul’ü nasıl hizmet et diyorsa; zengin fakir her yolcuya böyle candan davranan bu insanlar şimdi neredeler?