• Kur'ân'da on dört yerde geçen secde âyetlerinin okunması veya işitilmesi halinde yapılan secdeye denir. Bu secdenin yapılması vaciptir. Tilavet secdesiyle ilgili olarak Kur’ân-ı kerimde geçen bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “Onlara Kur’ân okunduğu zaman secde etmiyorlar!” (İnşikâk 84 / 21) Tilavet secdesinin vacip oluşuna delil olarak Abdullah bin Ömer (r.a) şöyle bir rivayette bulunmuştur: “Peygamber (s.a.v) Kur’ân okurken içinde secde ayeti bulunan bir sureye geldiğinde secde ederdi. Biz de kendisiyle birlikte secde ederdik. Öyle ki, bir kısmımız alnını koyacak yer bulamazdı. Resûlüllah (s.a.v) buyurdular ki: “Ademoğlu secde ayetini okuduğunda secde ederse, şeytan ağlayarak oradan uzaklaşır ve şöyle der: Eyvah! Ademoğlu secde etmekle emr olundu, secde etti; ona cennet var. Ben de secde etmekle emr olundum ama isyan ettim; bana da ateş var!” (Müslim, İman,133; İbn Mâce, İkame, 70)Kur’ân-ı kerimdeki secde ayetlerinden birinin okunması halinde secde etmenin gerekliliği hususunda Müslümanlar görüş birliği etmişlerdir.



    Tilavet secdesinin şartları: Namazın İftitah tekbiri ile vaktinin belirtilmesi niyeti dışındaki bütün şartları Tilavet secdesi için de şarttır. Bu secde için İftitah tekbiri alınmaz. Müslüman, akıllı ve ergen olmak; âdet ve loğusalık hallerinden temiz olmak gibi namaz için gerekli olan vücup şartları, Tilavet secdesi için de vücup şartıdır. Şu halde secde ayetinin okunduğunu işiten gayr-ı Müslim, deli, âdetli veya loğusa bir kimsenin Tilavet secdesi yapması gerekmez. Ama bunlardan birinin okuduğu secde ayetini işiten kimse, secde etme ehliyetine sahipse secde etmekle yükümlü olur. Secde ayetinin okunduğunu işitenler, sarhoş veya cünüp olsalar bile secde etmekle yükümlü olurlar. Ancak işittikleri esnada durumları müsait olmadığından, secdeyi daha sonra kaza olarak yerine getirirler. Secde ayetini deli bir kimse veya mümeyyiz olmayan bir çocuk okumuş ise, bunu duyanların secde etmeleri gerekmez. Çünkü Kur’ân-ı Kerim okumanın sahih olması için okuyan kişinin iyi ile kötüyü birbirinden ayırabilen / mümeyyiz biri olması şarttır. Elektronik cihazlarda okunan secde ayetini işitenler de secde etmekle yükümlü olmazlar.

    Tilavet secdesinin sebepleri: Tilavet secdesinin sebepleri üç tanedir:



    (a) Secde ayetinin okunması. Sağır olmak gibi bir sebepten dolayı kendisi duymasa bile secde ayetini okuyan kimsenin secde etmesi vaciptir. Bu ayeti ister namaz dışında, ister namazda, gerek imamın ve gerekse yalnız başına namaz kılmakta olanın okuması halinde secde etmesi vaciptir. İmama uyarak namaz kılmakta olan kişiye, secde ayetini okusa bile secde etmek vacip olmaz. Çünkü bu kişinin, imamın arkasında namaz kılmaktayken Kur’ân okuması yasaktır. Dolayısıyla okuması da secde etmesini gerektirmez. Hatip, Cuma hutbesini okurken secde ayetini okursa hem kendisinin hem de kendisini dinleyenlerin secde etmeleri vacip olur. Bu secdeyi minberden inerek yapar ve cemaat de kendisiyle birlikte secde eder. Ancak minberdeyken secde ayeti okuması mekruhtur. Namazdayken secde ayeti okuması halinde bu secdeyi rüku zımnında veya namazın asli secdesiyle birlikte yapması mekruh olmaz. Ama bu durumda yalnız kendisinin secde etmesi bunun aksinedir. Bu durumda namaz kılanları şaşırtacağı için mekruh bir fiil işlemiş olur.

    (b) Secde ayetini başkasından işitmek. İşiten kişi ya namazda olur ya da namaz dışında olur. Okuyan kişi de bu iki durumdan birinde olur. İşiten kişi namazda ise, ister imam ister yalnız başına namaz kılmakta olan biri olsun, bu secdeyi namaz dışında yapması gerekir. Ancak bu ayeti imama uyan biriden işitecek olursa, kuvvetli görüşe göre secde etmesi gerekmez. Secde ayetini işiten kişi, imama uyarak namaz kılmakta olup bu ayeti kendi imamından başka birinden duyarsa yine secde etmesi gerekmez. Eğer kendi imamından duyar ve kendisi de müdrik; namazın başından beri imamla birlikteyse, secdede de imama uyması gerekir. Eğer bir rekat kılındıktan sonra imama tabi olmuş: mesbuk biri ise ve secde ayetinin okunmasından önce imama tabi olmuşsa, tilavet secdesini imamla birlikte yapması gerekir. Secde ayetinin okunduğu rekattan sonraki bir rekatta imama tabi olmuşsa, namazdan sonra tilavet secdesini yapması gerekir.

    (c) İmama uyma. İmam secde ayetini okuduğunda, kendisine uyanlar bunu işitmeseler bile secde etmekle yükümlü olurlar.Tilavet secdesinin yapılışı: Tilavet secdesi şöyle yapılır:Abdestli olarak kıbleye yönelerek tilavet secdesi niyetiyle eller kaldırılmaksızın Allahü ekber diyerek secdeye varılır. Secdede üç defa (Sübhane Rabbiyel a’lâ) dedikten sonra Allahü ekber diyerek kalkılır. Secdeden sonra selam verilmez. Namaz kılmakta olan bir kimsenin bu secdeyi rüku ederek ve namazın asli secdesine vararak yerine getirmesi, hastanın veya binek üzerindeki yolcunun da ima ederek ifa etmeleri mümkündür. Oturmaktayken secde ayetini okuyan kimsenin, ayağa kalkıp ondan sonra eğilip secdeye varması müstehap olur.

    Secde ayetleri: Kur’ân-ı Kerimde geçen secde ayetleri, 14 tanedir:
    A’râf suresinin 206;
    Ra’d suresinin 15,
    Nahl suresinin 49,
    İsra suresinin 109,
    Meryem suresinin 58,
    Hac suresinin 18,
    Sâd suresinin 24,
    Furkan suresinin 60
    Neml suresinin 25,
    Secde suresinin 15,
    Fussılet suresinin 37,
    Necm suresinin 62,
    İnşikâk suresinin 21,
    Alak suresinin 19'uncu .ayetidir.
  • O sırada arka koltuklardan bir ses geldi;
    — Allahü ekber!
    Bu ses camii idare eden derneğin davetli güdücülerinden... Naci toplantıdakilerden af dileyerek ve izin isteyerek onlara hitap etti:
    — Gönül isterdi ki, siz değil, Avrupalı muhataplarım, o mukaddes kelimeyi anlayarak dile getirsinler... Şehre hiçbir mâna üfleyemeden onun karanlık mânasına menfez vaziyetindeki câmiinizi gördükten sonra bir kere daha anladım ki, İslâm inkılâbı yepyeni bir nesle muhtaçtır ve sizin o nesilde payınız yoktur.
  • Namazın manası, Cenab-ı Hakk'ı tesbih ve tazim ve şükürdür. Yani, celaline karşı kavlen ve fiilen "Sübhanallah" deyip takdis etmek; hem kemaline karşı lafzen ve amelen "Allahu ekber" deyip tazim etmek; hem cemaline karşı kalben ve lisanen ve bedenen "Elhamdülillah" deyip şükretmektir.
  • Sübhanallah
    “Allah noksanlardan münezzehtir”

    Elhamdülillah “Hamd Allah’a mahsustur; Allah’a hamdolsun, şükürler olsun”

    Allahu Ekber “Allah en büyüktür. Allah her şeyden üstündür, uludur, azametlidir.”

    “Lâ ilâhe illallah” “Allah'tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhissalatü vesselam da Onun Resulüdür”
  • Madem ölüm var, kabre girilecek; bu hayat gidiyor, bâki bir hayat geliyor. Bir defa top tüfek denilse; bin defa Allah Allah demek lâzım gelir. Hem Allah yolunda olsa; tüfek de Allah der, top da Allahü Ekber diye bağırır, Allah ile iftar eder, imsak eder.


    (Mektubat 439.sh - Risale-i Nur)
  • (Eşref Edip; CHP’li yöneticilere karşı Sebilürreşad Dergisi V/103,(Mayıs 1951,s.34,36) da şu soruları soruyor:)

    “Halk Partisi’nin müfrit liderlerinin bir çeyrek asır zarfında dine, din ehline ve din müesseselerine karşı yaptığı zulüm ve baskılara bütün millet şahittir. Milletin en derin, en samimi hislerine pervasızca tecavüz etmeyi şiar edinmiş, her fırsattan bilistifade milletin kalbine hançer sokmaktan geri durmamıştır.

    Laikliği maske yaparak, laikliğe aykırı olarak yapmadık fenalık, yapmadık hakaret bırakmamıştır. Şimdi sorarız; mekteplerden din derslerini kim kaldırdı? Müslüman çocuklarını dinsiz, imansız yetiştirmek isteyen kimdi? Mekteplerde din ile, Allah ile, Peygamber ile istihza eden, çocuklara komünist fikirleri aşılayan kimdi?

    İçlerinde Kur’an ayetleri yazılı diye din kitaplarını memleketin her tarafından toplatıp imha eden, Kur’an cüzü satanları tehdit eden, Kur’an cüzlerini parçalatıp yaktıran kimdi? Bütün İslâm din müesseselerinin kapılarına zincir vuran, içki sofralarında ‘Bugün kırk bin softanın ocağını yıktık’ diye övünenler kimlerdi?

    Ezan-ı Muhammediyi Kur’an lisanı ile okuyanları, camilerde Allahü Ekber diye kamet getirenleri zindanlarda çürüten, tekbir sadalarını ‘hortlamak’la vasıflandıran kimdi? Din namına cemiyet teşkil eden, öte taraftan Hıristiyanları, Yahudi ve Masonları istediği gibi cemiyet teşkil etmekte serbest bırakan, ahkam-ı diniyeden bahsedenleri dehşete düşürmek için katillere, canilere verilen cezayı onlara reva gören kimdi?

    Camilerde Kur’an okuyan ve okutanları cürm-i meşhut mahkemelerine sevk eden, çocukları, Kur’an okuyan hafızları karşıdan bile dinlemekten men eden kimdi? Millet kürsüsünden ‘Din zehirdir’ diye bağıran, ‘Bu milletin kafasından din fikrini sökmek için bize daha otuz sene lazım, benim dinsizliğim taassup derecesindedir’ diye dine karşı daha büyük suikastlar hazırlayan kimdi?

    Halkevlerine dini eserlerin girmesini yasak eden, Meclis’te bir milletvekilinin millet kürsüsünden söylediği vechile milletvekillerine ‘Allah’ bile dedirtmeyen kimdi? Din uleması, din adamlarını tahkir ve tezlil eden, sefalet içinde süründüren, dilenecek hale getiren kimdi?

    Ayet yazılı abideleri, kitabeleri parçalatan, Ayasofya’da Allah, Muhammed ve hulefa-i Raşidin isimleri yazılı levhaları asırlardan beri durduğu yerlerden indiren, cami dışına çıkarıp, görünmez bir yerde parçalatmak isteyen, fakat kapıdan çıkmadığı için caminin bir köşesine atan kimdi?

    Bulgaristan’da dünyanın her tarafından gelen muhtelif Hıristiyan murahhaslardan mürekkep toplantıya buradan hususi murahhas gönderen, oradaki kararlar mucibince Ayasofya’yı camilikten çıkarıp müze haline getiren, Amerika’dan mimarlar celbedip Allah, Peygamber ve hulefa-i Raşidin levhalarının arkasındaki Bizans putlarını bin itina ile meydana çıkaran kimdi?

    Zikrullah ile meşgul olan yerleri kapatan, din ve millet ulularının türbelerini set eden, din ve millet düşmanı farmason localarına açan kimdi? Park Otel’de müzik çalarken ve dans ederken, Mimar Sinan asarından Ayaz Paşa Camii’nde ezan okunmaya başlandığı sırada, öteden beri adet olduğu vechile müzik susunca; ‘Ne oldu?’ diye soran, ‘Efendim, ezan okunuyor da adet vechile hürmeten müzik sükut etti’ cevabına karşı; ‘Haydi, devam!’ diye müzik ve dansı devam ettiren, ferdası belediye amelesine minareyi yıktıran ve bir daha orada ezan okutmayan, camii de Park Otel artistlerine elbise gardrobu yaptıran kimdi?”
    ...
  • Çünkü insan fıtrat gereği Allahü ekber sedâsının yükseldiği yerlerde huzur bulabiliyor🌿