Celil Oker'in Remzi Ünal hikayelerini çok severim. Tüm Remzi Ünal kitaplarını okumuş bir okur olarak, "Haliç Manzaralı Cinayet"i okuyunca kitap hakkında üç beş kelime yazmak istedim. Celil Oker'in vefatından sonra yayımlanan "Haliç Manzaralı Cinayet", Celil Oker’in 2003 ile 2017 yılları arasında çeşitli dergilerde kaleme aldığı ve daha önce kitaplaşmamış öykülerini bir araya getiriyor. Kitabı yayına hazırlayan oğlu Ali Oker, önsözde bu eseri babasının hastalığı sırasında hayata tutunma çabası ve "son direnişi" olarak tanımlıyor. Kitap, sadece polisiye kurgulardan ibaret değil, aynı zamanda yazıldığı dönemin Türkiye'sindeki toplumsal ve siyasi atmosfere dair keskin eleştiriler de içeriyor
.
Kitaptaki öykülerin merkezinde, Celil Oker'in meşhur özel dedektifi Remzi Ünal yer alıyor. Ünal, bir tercih olarak, zorunda kalmadıkça fiziksel çatışmalardan ve kaba kuvvetten uzak duran bir karakterdir. Olayları çözerken önceliği; insan psikolojisini derinlemesine analiz etmeye, zekasını ve keskin gözlem yeteneğini kullanmaya verir. Onun yöntemi, suçluları kendi kurdukları mantık ve vicdan tuzaklarına düşürmektir.
Remzi Ünal kitaplarının tamamını veya çoğunu okuyan okurlarının hemen fark edeceği üzere, Dayı ve Yıldız Turanlı gibi önceki kitaplarından tanıdık karakterler ve yine önceki kitaplarında gerçekleşen bazı olaylara göndermeler de bu derlemedeki bazı öykülerde boy göstermekte.
Celil Oker, suç hikayelerini sadece bireysel olaylar olarak ele almaz; Remzi Ünal'ın vakalarını, Türkiye'nin derin ve yapısal sorunlarına odaklanan güçlü bir eleştiri aracı olarak kullanır.
Bu öykülerin ana odak noktalarından biri, görünürdeki basit olayların ardındaki siyasi yozlaşmadır; "Haliç Manzaralı Cinayet" gibi hikayeler, anti demokratik uygulamaların ve siyasi çıkar çevrelerinin sıradan