nefsimizle dünyanın geri kalanı arasındaki karşıtlıkların tümü, insanlara ya da şeylere karşı gerçek bir ilgi duyar duymaz ortadan kalkar, insan bu gibi ilgiler sayesinde kendisini, bilardo topu gibi diğer yuvarlaklarla çarpışmaktan başka işi olmayan bir varlık gibi değil, akıp giden hayat ırmağının bir parçası olarak hisseder.
Kendi içine gömülü olduğu için mutsuz olan birisi ne yapabilir? Mutsuzluğunun nedenleri üzerine düşünmeyi sürdürdüğü sürece içine kapanıklığı devam eder, bu yüzden de kısır döngü dışına çıkamaz; çıkmak istiyorsa, kendisini ilgilendirecek şeyler, yalnız ilaç yerine geçecek yapay ilgiler değil, gerçek ilgi ve bağlantılar bulması gerekir.