Bir insan, kısa bir zaman için de olsa, ruhu neyin yücelttiğini bir kez anladıktan sonra, kendisini bencilliğe, küçüklüklere, önemsiz aksilikler yüzünden üzüntüye kaptırmaz ve alınyazısından korkmaz.
gençlerin zihnine, bireyin erişebileceği yüceliği ve bizce bilinen uzak derinlikleri içinde o yücelik kadar değerli bir şey bulunmadığı gerçeğini yerleştirmek isterdim.
Yükseköğretimi düzenleme yetkim olsaydı, geçmişi çok iyi bilen, insanlığın geleceğinin geçmişiyle ölçülemeyecek kadar uzun olma olasılığnı kavrayabilecek, üstünde yaşadığımız gezegenin bir nokta ve bu gezegendeki ömrümüzün sıradan bir olay olduğunun bilincine varabilecek gençler yetiştirmeye çalışırdım.
modern yükseköğretimin kusurlarından birisi de, bazı belirli becerileri kazandırmak için çok fazla eğitim halini almış olması ve dünyayı tarafsız bir gözle inceleme yoluyla duygu ve düşünce gelişimine pek az yer vermesidir.