İstediğiniz kadar 'açıktan' düşünün... İstediğiniz kadar aşkın düşünün usdışı veya bilinçdışı düşünün... Başlıca düşünme aracınız dildir. Dil de ortak gözlemleri duyulan duyuları izlenimleri nesnel olarak belirleyip tanımlayan sözcüklerden oluşur. Üstelik bu sözcüklerin ardarda dizilişi belli kurallara göre olur. Bu da düşüncede bağımlı kılar insanı. O bağımlılıktan bir ölçüde kurtulabilme olanağı en çok şiirde vardır. Çünkü anlatmakla yükümlü değildir ozan. Nasıl bir heykeltıraştan taşı veya tuncu günlük yaşamda işe yarayacak biçimde kullanması beklenmezse ozandan da sözcükleri tümceleri günlük konuşmada veya yazışmada kısacası toplumsal iletişimde işe yarayacak biçimde kullanması beklenemez.
Anlatma yükümlülüğünden ve sorumluluğundan kurtulması dilde özgürlük kazandırır ozana. Dilde özgürlükse düşünmede özgürlüğü arttırır.
Eskiler 'esin'den veya 'ilham perisi'nden ya da eski Yunan diliyle 'mousa'dan (müz'den) söz ederlermiş. Ozanın ya da sanatçının benliği dışında da bir güç kaynağı varsayarlarmış. Kuşkusuz öyle bir dış gücü öyle bir 'peri'si yoktur ozanın ya da sanatçının. Tam tersine... Sınırlamalardan koşullanmalardan kurtulunca düşüncede ve duyguda benliğine daha çok erişebilmektir. Amaçların yönlendirmesinden düşüncelerin koşullandırılmasından bilgilerin ve dilin sınırlamasından kurtulabildiği oranda benliğinde saklı düşünme ve duyma gücünü harekete geçirebilmektedir. Aşkın (transcendental) düşünce alanına yükselebilmektedir. Bilinçten bilinçaltına bilinçaltından bilinçdışına bilinçdışından ortak bilinçdışına geçebilmektedir.
Yalnız ozanlar sanatçılar değil büyük buluşlarda bulunan veya bilimde devrim yapan bilim adamlarından da birçokları düşünce ve bilgi koşullandırmasının sınırını aşarak düşünebilen kimselerdir. Aşkın düşünebilen kimselerdir.
Benim için şiirin bir düşünme yöntemi olduğunu söyledim. Düzyazı diliyle düşünülebilenin ötesine geçilebilir bu yöntemle. Başka sanat dallarında da bu olanak vardır. Yeter ki ozan ya da sanatçı şiir dışı ya da sanat dışı bir amaç gözetmesin yaratısında. Öylece kendini her türlü amaç yönlendirmesinden de düşünce duygu ve bilgi koşullandırmasından da bağımsızlaştırarak algılayıp düşünebilsin. Öylece şiirin veya sanatın kendine özgü düşünme sürecine girebilsin.
Benim için şiir yazmak -özellikle siyasete girdiğimden beri- bir iletişim aracı bir düşünce açıklama yolu değil bir düşünme yöntemidir. İngiliz ozanı A.E. Housman "şiir söylenen şey değildir söyleyiş biçimidir" der. Söyleyişle düşünüş arasındaki bağlantı göz önünde tutulursa şiir için "düşünülen şey değil düşünüş biçimidir" de denebilir.
ömer, nisa’yı bıraktı. odasına döndü. buruşuk mektubu birkaç kez daha okudu. her virgülü, her noktayı yorumladı. sonra yaşamının en büyük yorgunluğuyla bir köşeye kıvrıldı.
düşsüz uyudu.