bimolalabilirmiyim

bimolalabilirmiyim
@alterego
Felsefe, mizah, müzik sever; kitap okur,yazar;çizer,düşünür bir anne... TRT2 / TRT BELGESEL Çeşitli programlar
Metin Yazarı / Dilbilimci
İstanbul Üniversitesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Latince
İstanbul
95 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
ZAMAN SAYACINI SIFIRLA
Zaman algısını biraz ertelememiz bize yardımcı olabilir. Yani zaman sayacını sıfırlamamız zihnimizi bir süreliğine gerilimden uzak tutabilir. Her güne yeni bir gün gibi başlamak. Yarın ne olacak, haftaya yapılması gerekenler vb. zamansal ölçütleri en aza indirgemeye çalışmak algımızı değiştirmemize yardımcı olur. Zihnimizi gerilimden uzak tutmak bir önceki maddede değinmiş olduğum bilişsel faaliyetlerimizin etkili bir şekilde çalışmasına olanak tanır. Hani yazının ilk paragraflarında zihinsel spazm diye bahsetmiştim ya, işte o durumdan bizi kurtarır. Bir sonraki maddede değineceğim gibi pozitif düşünce içinde olmak da bize bu konuda yarar sağlar.Meraklanmayın bu sizi gamsız yapmaz ama mevcut geriliminizi hafifletmeye yardımcı olur. * Yazının tamamı için, cgkcoaching.com/post/zaman-saya... adresini ziyaret edebilirsiniz. Hepimiz için faydalı olabileceğini düşünüyorum.
Reklam
Masumiyet Çağı
En derin acının delip geçtiği kalbin sızısı hemen iyileşiyorsa, etkisinde kaldığımız sarsıcı haberin etkisi bir günde geçiyorsa...kısacası her şey kolay unutuluyorsa bu hafızamız zayıf olduğu için değil haznemiz dolduğu için bence. "Masumiyet çağı bitti" diye feryat edenler yanılıyor çünkü Masumiyet Çağı aslında henüz yaşanmadı...Yüzyıllardır savaşlar, entrikalar, aldatmaca ve aldanmalar yaşıyor insanoğlu. Masumiyet bunun neresinde? Kadimlerin Çağı' nda, çok uzak bir gelecekte yaşanacak ' masumiyet'. Hatta belki de insanların evrim geçirdiği ve yüksek ruha ulaştığı uzak bir zaman diliminde... 'Masumiyet Çağı' üzerine basarak ezdiği çiçeklerin olduğu tarlaya 'boş' diyenlerin çağı olamaz!
Değişim Dönüşüm
Size yeni çıkan bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Yazarı Cem Galip Kahveci' nin kendi açıklamasından aktarmak isterim: " Bu kitabı kendi bilgi ve deneyimlerim ile ulaştığım sonuçları, okuyucularımın da faydalanabilmesi için yazdım. Mümkün olduğu kadar hepimizin dilinden kaleme almaya çalıştım. Günümüz dünyasının fenomenlerinden olan 'Kişisel Gellişim' e farklı bir bakış açısından yaklaşmayı amaçladım. Çok hafife alınmaması gereken ve hatta bilimsel temelli, moda olarak değil; bilinçli, disiplinli uygulandığı takdirde hedefe ulaştırabilecek bir sistem olduğunu ortaya koymak istedim. Ben, kendi hayatımda bunu başardım. Umarım çok değerli okuyucularım da hem okurken hem de kendi hayatlarında uygulamaya geçtiklerinde çok keyifli bir süreç yaşarlar." Ben, kitap henüz piyasaya çıkmadan okuma şansı buldum. Kişisel gelişim kavramı henüz ülkemizde var olmadan önce keşfettiğim bir alandı. Bu konuda hem çok araştırma yaptım hem de çok okudum. Bu sebeple, hayal tacirlerinin fazlasıyla sömürdüğü ve 'yaşam koçu' adı altında bilimsel temelin tamamen uzağında sattıkları yalan yanlış söylemlerin artık rafa kalma vakti çoktan gelmişti. Tıpkı yurt dışında olduğu gibi günümüzde ülkemizde de üniversitelerde kürsü haline gelen, bir bilim dalı olarak kabul edilen ve akademi çıkışlı profesyonel koçların emeği ve çalışmaları ile kişisel gelişimin değeri ve önemi gün geçtikçe daha da anlaşılacaktır. Size önerdiğim bu kitap böyle bir çalışmanın eseridir. Bir solukta okunabilecek ve her daim bir kılavuz olarak baş ucunuzda bulundurabileceğiniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Eğitim
BEN NESLİ - Dr. Jean M. Twenge Bugünün Gençleri Niçin Bu Kadar Özgüvenli ve İddialı Fakat Bir O Kadar da Depresif ve Kaygılı? Psikolog ve toplum yorumcu Dr. Jean M. Twenge, 1970, 1980 ve 1990'larda doğan "Ben Nesli" mensubu gençlerin hoşgörülü, özgüvenli, açık fikirli ve hırslı fakat bir o kadar da sinik, depresif, yalnız ve kaygılı olduğunu bu kitapta anlatıyor. Kitaptan bir detay: Günümüzde çok az insan "mükemmel" hayat" amacına ulaşabiliyor. İnsanların çoğu, endişeli ve depresif. Martin Seligman, "Sanki bir salak çıkmış da normal insan olmanın çıtasını yükseltmiş gibi" diye yazıyor. Ben Nesli'nin yükselen beklentilerinin kökeni, kendine odaklanmaya dayanıyor. Yaşamımız boyunca kulağımıza çok özel olduğumuz fısıldandı, zengin ve ünlü olmayı hak ediyoruz. Ayrıca iş ve aşk gibi hayatın her alanında tatmin olmayı bekliyoruz. Oysa herkes görkemli evlerde yaşamıyor, çoğu kişinin işi, ekonomik zorluklar yüzünden heyecan verici değil. Mükemmel bir adamla evlenebilirsiniz ama o, her zaman sizin ruh ikiziniz olmayacaktır. Bireysel arzularımıza fazlasıyla odaklanıyor fakat içimizde büyük bir boşluk hissediyoruz ve bu durum genelde depresyonla sonuçlanıyor. Ancak tatminsizliğimizi sadece bireyciliği suçlayarak açıklayamayız. Depresyon sadece hayattan çok şey beklediğimiz için değil, aynı zamanda yaşam şartları zor ve hayat çok pahalı olduğu için gerçekleşiyor. Bir şeyin en azına bile ulaşmanın çok zor olduğu bu devirde, Ben Nesli, hep daha fazlasını istiyor. Filmler, ihtişamlı meslekleri olan kişilerle dolu, ancak iyi bir üniversiteye girmek günden güne zorlaşıyor. Küçücük evler bile insanların alım gücünü zorlarken, diziler köşklerde çekiliyor. Sanki biri bizimle dalga geçiyor. Zengin olacağımızı umarak yetiştiriliyoruz ama cebimizdeki para, kötü bir apartman dairesinin
Reklam