seziyorum üzerime düşecek karanlık korku,
sadakatsiz pencerem, platonik kapı kolu...
pencere içimde, kapı özlem dolu kalbime yakın,
içimde bir dualık allah korkusu var!
bir ölüm kaç mekanı terkeder?
kaç korkuyu bitirir?
neden ölünün başında sure okur insan?
allah büyüktür, insan nokta.
ben onu düzine düzine kalbimde büyütüyorum...
o bunu biliyor, dışım bilmiyor..
soyutlasamda ırmağından kendimi,
bir anda savrulup kayboluyorum,
su dışımdan, çamur içimden uzak.
bir şey fısıldıyor kulaklarıma,
sen çamur, çamur içinden dışından daha yakın....
bu sevdadan daha platoniğini bilmiyorum.
yakınlaşmamız ansızın olacak,
kırık, üryan, sarhoş...