gözlerime üç bin kusur yıl yalnızlığı takıp kapıldığım kasvete,
belki İsa bana gülümser,
belki de ben İsa'dan öncesiyim.
bana " yalnızsın" diyip durma,
yalnızlığım senden uzak.
göz kapaklarımda sis buğusu,
şizofreni, sevda, uğultu,
görmelerimi kısıtlıyor,
iniyorum terkederek,
dönüyorum içimde.
pus, çarpışık, dağınık....
o kızıl karanlığı yangınıma atın,
inzavamın merkezinden,
kibrinden durulanmış bir kalp ile sana geliyorum,
sevmelerime bir kefen,
sessizliğine bir mezar,
çürüyorum,
merkezim nadasından derin değil...
hatıralarımın silik kısmında gülüşü görülmemiş afitap,
halat, burgu, şiir, ben,
sen çık hileli pozdan, kadrajdan,
unuttuklarımın macerası çoktan bitmiş.
ey resmimin silinmiş kederli yeri,
kurtar beni raftan,
ya aynı halata asılalım,
ya da kurtar beni
intihardan....